Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/4252 E. 2009/6654 K. 22.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4252
KARAR NO : 2009/6654
KARAR TARİHİ : 22.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı aracın trafik kazasında hasarlandığını, davalıya ihbar yapılmasına rağmen poliçe gereği sigorta tazminatının ödenmediğini ileri sürerek, 14.750,00.TL. Sigorta tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kaza anındaki sürücü alkollü … olmasına rağmen sürücü değişikliği yapıldığını, bu nedenle hasarın teminat dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile 14.750,00.TL.nın, dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta poliçesinde dain ve mürtehin olarak dava dışı T.Garanti Bankası A.Ş. Toros şubesinin gösterildiği anlaşılmaktadır.
TTK.nun 1269.ncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270.unci maddesi hükme gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879.maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafatının alınması gerekmektedir.
Somut olayda, dain mürtehin sıfatı bulunan ve menfati olan dava dışı bankadan, dava açmaya ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatı olup olmadığı konusu araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, dava dışı bankadan, davanın açılmasına ve tazminatın davacıya verilmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmalı, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; sigortalı aracın hasar dosyası getirtilerek; aracın yaşı, modeli ve çarpma noktaları dikkate alınarak tamirin ekonomik olup olmadığının, tamiri ekonomikse hasar bedeli, tamiri ekonomik değil ise, kaza tarihindeki 2.el rayiç bedeli ile sovtaj bedelinin ve buna göre meydana gelen gerçek hasar miktarının belirlenmesi yönünden uzman bilirkişi makine mühendisinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde faiz talebi olmamasına rağmen HUMK.nun 74. maddesi hükmüne aykırı olarak talepten fazlaya karar verilmiş olması da isabetli değildir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.