YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4389
KARAR NO : 2008/332
KARAR TARİHİ : 28.01.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, olay tarihinde … Çubuk 28.Mekanize Piyade Tugayı Garnizon Komutanlığı’nda görevli şoför asker olan davalının, askeri araçla seyir halinde iken, dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı sonucu meydana gelen kazada aracın hasarlandığını belirterek,16.057.32 YTL hazine zararının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, kusur oranını kabul etmediğini, aracın arka lastiğinin patlaması sonucu kazanın meydana geldiğini, bakımı yapılmadan görevlendirilen aracı kullanmak zorunda kaldığını ve talep edilen tazminatın fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 4.014.33 YTL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindin.
HUMK’nun 275. ve takip eden maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği rapor esas alınarak hüküm kurulması gerekir. Sonucu açık ve belli durumları ayrı olmak üzere, trafik kazalarında kusur oranının saptanması da uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmelidir. Bu durumda,uzman olmayan trafik polis memurundan kusur konusunda alınan rapora dayanılarak hüküm kurulması doğru değildir.Mahkemece yapılacak iş, Adli Tıp Kurumu,İTÜ,Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan kusur yönünden rapor alınarak,varılacak uygun sonuca göre karar vermekten ibarettir.
2-Davalı, kaza sırasında muvazzaf asker olduğundan, B.K.’nun 43. maddesi uyarınca, tazminattan uygun bir miktar indirim yapılmaması da kabul şekli itibariyle doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına;(2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 28.1.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.