YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2037
KARAR NO : 2009/4120
KARAR TARİHİ : 11.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirket nezdinde kasko sigortası bulunan müvekkiline ait aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, 6.175.-YTL hasar bedelinin aracın onarımını yapan servise ödendiğini, davalı şirketin hasar bedelini ödemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 6.175.-YTL’nin ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin … Sigorta AŞ olan ünvanının … Sigorta AŞ olarak değiştirildiğini, davanın husumetten reddinin gerektiğini, dava değerine göre Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, sigorta poliçesinden kaynaklanan davalar mutlak ticari davalardan olduğundan Asliye Ticaret mahkemesinde davanın görülmesi gerektiğini, mahkemenin yetkisiz olduğunu, sigorta priminin ödendiğine dair kayıt bulunmadığını, poliçenin olay tarihinden önce bu nedenle iptal edildiğini, dain mürtehinin muvafakatının alınmadığını, hasarın oluşa uygun olmadığını ve fahiş olduğunu, davadan önce temerrüde düşürülmediklerinden ödeme tarihinden faiz istenemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, HUMK’nun 8.maddesi uyarınca mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde dosyanın görevli Sivas Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortası poliçesine dayanan tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda talep edilen alacak miktarı HUMK’nun 8.maddesinde belirtilen kriterlere göre, Sulh veya Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olacaktır. Dava, miktar itibariyle asliye mahkemesinin görevine girdiği ve aynı yerde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi de bulunduğu takdirde, uyuşmazlık sigorta hukukundan kaynaklanması nedeniyle TTK’nun 4.maddesi uyarınca mutlak ticari davalardan olduğundan bu davanın aynı yasanın 5.maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemesinde, ayrı bir asliye ticaret mahkemesinin bulunmaması halinde ticaret mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde açılması gerekir.
Öte yandan, HUMK’nun 4/2.maddesinde “son kısmı olmadığı ve , alacağın tamamı da münazaalı olduğu takdirde alacağın tamamı nazarı itibare alınır” hükmüne yer verilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak HUMK’nun 4/2.maddesi hükmü gereğince, 6.175.-YTL tazminatın tahsili istemiyle kısmi dava açmıştır.
Bu durumda mahkemece, davacı vekiline dava dilekçesinin açıklanması istenilmeli, fazlaya dair saklı tuttuğu tazminat miktarı sorulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.6.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.