YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24511
KARAR NO : 2023/165
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2012 tarihli ve 2012/549 Esas, 2012/1212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci, 52 nci maddeleri uyarınca 10 … hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve ertelemeye karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 14.12.2017 tarihli ve 2017/25589 Esas, 2017/27375 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek eylemin 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendine temas ettiği belirlenerek hükmün “Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmiş; dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
4. Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
5. Uzlaşmanın sağlanamaması üzerine Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/43 Esas, 2019/538 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci, 52 nci maddeleri uyarınca 10 … hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve ertelemeye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; olayla ilgisinin olmadığına, banka kartını kaybettiğine, bu durumu bankaya bildirdiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde, sanığın katılanı 0536 (…) (…) (…) numaralı hattan arayarak kendisini polis olarak tanıtıp “Dolandırıcıları yakalamak için tahkikat yaptıklarını, kendilerine yardımcı olunması için vereceği hesap numarasına para yatırılması gerektiğini” söylemesini müteakip katılanın polise yardımcı olmak için sanığın verdiği (….) (3256) numaralı hesaba aynı gün 4.997,00 TL ve 1.897,00 TL tutarında para gönderdiği, gönderilen paranın bir kısmıyla aynı gün harcama yapıldığı, bir kısmının ise aynı gün nakit olarak çekildiği anlaşılmaktadır.
2. Katılanı arayan GSM hattının … adına kayıtlı olduğu, bu kişinin alınan beyanında, hattın kendisine ait olmadığını, katılanı tanımadığını ve aramadığını belirttiği görülmüştür.
3. Paranın gönderildiği banka hesabının sanığa ait olduğu belirlenmiştir.
4. Sanık, hesabın kendisine ait olduğunu, kartını kaybettiğini, bankaya dilekçe yazıp kayıp bildirimi verdiğini, telefonuna hesabından para çekildiğine ilişkin mesaj gelince bankayı arayıp kartı iptal ettirdiğini, katılanı dolandırmak için aramadığını savunmuştur.
Bozma öncesindeki temyiz dilekçesinde, kartını kaybettiğini ancak her nasılsa iptal ettirmeyi düşünmediğini belirttiği tespit edilmiştir.
Bozma sonrası alınan savunmasında, kartı kaybettikten sonra polis karakoluna başvurduğu yönünde daha önceki savunmalarında belirtmediği hususu … sürdüğü görülmüştür.
5. Mahkemece, hesabın sanığa ait olması, bir başkasının sanığın hesabına para yatırmasında menfaatinin bulunmaması, savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olması nedenleriyle savunmasına itibar edilmeyip kendisini kamu görevlisi olarak tanıtarak hileli hareketlerle katılandan menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
6. Ayrıca Mahkemece, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendine temas etmesine rağmen, bu bendin suç tarihinde yürürlükte olmaması nedeniyle lehe yasa uygulamasının gerekçeleri gösterilerek eylemin aynı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığına işaret edilmiştir.
7. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın, sübuta ilişkin temyiz isteği yönünden; paranın gönderildiği hesabın sanığa ait olması, hesaba para yatırılmasında üçüncü kişilerin menfaatinin bulunmaması, paranın gönderildiği gün içerisinde hesabın bağlı bulunduğu karttan harcama yapılıp nakit çekilmesi ve sanığın benzer eylemlerinin bulunması nedenleriyle savunmasına itibar edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/43 Esas, 2019/538 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.