Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8563 E. 2009/14838 K. 16.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8563
KARAR NO : 2009/14838
KARAR TARİHİ : 16.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,aylık kesme işleminin iptaline,borçlu olmadığının tespitine,primleri ödenen 4 aylık sürenin de hizmetine katılarak aylığının yeniden belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, bağlanan yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile, iptal edilen aylık nedeni ile Kuruma borçlu olmadığının tespitini ve kesinleşen işe iade davası sonucu primleri ödenen 4 aylık süreninde hizmetine katılarak aylığının yeniden belirlenmesini istemiştir.
Mahkemece, davacıya 01.03.2006 tarihinden itibaren 9912 günlük hizmeti üzerinden yeniden aylık bağlanmasına ilişkin verilen karar doğru ise de aylığın geri istenmesine ilişkin kurum işleminin kısmen iptali yerine tamamen iptaline karar verilmesi doğru değildir.
Gerçekten davacıya 25.10.2005 tarihinde işten ayrıldığını belirten tahsis talebi üzerine 01.11.2005 tarihinden başlamak üzere 506 sayılı Yasa’nın gecici 81/B-A maddeleri gereğince yaşlılık aylığı bağlandığı, bağlanan aylığın 16.06.2008 tarihindeki Kurum işlemi ile başlangıçtan iptal edilip 01.11.2005-23.05.2008 tarihleri arasında ödenen aylıkların gecikme zammı ile birlikte davacıdan geri istendiği,davacıya 6.6.2008 günlü istemi üzerine 25.02.2006 tarihinde işten ayrıldığının kabulü ile toplam 9912 günlük hizmeti üzerinden 01.07.2008 tarihinden yeniden aylık bağlandığı açık olup, davada ki uyuşmazlık bağlanan yaşlılık aylığının kazanılan 4 aylık çalışma süresine ilişkin priminin işverence yatırılması üzerine ilk tahsis talep tarihinde işten ayrılma koşulu gerçekleşmediği gerekçesine dayalı olarak iptalinin mümkün olup olmadığı ve bu sürede ödenen aylıkların geri istenilip istenemeyeceği noktasındadır.
Davanın yasal dayandığı 506 sayılı Yasa’nın 62. mad. olup anılan maddede sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan sona yazılı istekte bulunan ve yaşlılık aylığı almaya hak kazanan sigortalıya bu isteğinden sonraki aybaşından başlanarak yaşlılık aylığı bağlanacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, davacıya 31.10.2005 tarihli tahsis talebine istinaden 01.11.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı ancak davacının sonradan kesinleşen işe iade davası sonunda bu süreye ilişkin primlerin yatırılması üzerine işten ayrılmadan tahsis talebinde bulunduğu sonucu oluştuğu ve çalışmasının 25.02.2006 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, işten ayrılma şartının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşı olan 01.03.2006 tarihinden itibaren aylık bağlanabileceğine ilişkin verilen hüküm doğrudur. Ne var ki,davacıya işten ayrılma şartının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşı olan 01.03.2006 tarihinden itibaren sigortalıya aylık bağlanması gerekeceğinden, Kurumca 01.11.2005-01.03.2006 tarihleri arasında kalan ve fuzulen yapılan ödemenin miktarı tespit edilip bu sureye karşılık gelen istemin reddine, 01.03.2006 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının geçerli sayılması ile davacının bu tarihten sonraya ilişkin olarak Kuruma borçlu olmadığının kabulüyle Kurum işleminin kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken mahkemece istemin tümden kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.