Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/5288 E. 2009/1277 K. 10.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5288
KARAR NO : 2009/1277
KARAR TARİHİ : 10.03.2009

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait aracın davalı şirkete … sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000.00 YTL’sı tazminatın müraacat tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigortalıya ait araçta meydana gelen yangının alevli yangın olmadığı, hasarın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulü ile; 7.000.00 YTL’sı tazminatın 05.04.2006 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, … sigorta sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK.nun 1269.ncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270.unci maddesi hükme gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879.maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafatının alınması gerekmektedir.
Somut olayda, davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde … poliçesi ile sigortalı olduğu ve dava dışı …’nin dain ve mürtehin olarak poliçede gösterildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; dain ve mürtehin sıfatı olan bankanın muvafakatı olup olmadığı araştırılmalı, bankanın muvafakatı sağlandığı takdirde yargılamaya devam

edilerek dava sonuçlandırılmalı, aksi halde; davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de; davacıya ait araçta meydana gelen hasar ekspertiz raporunda, aracın elektrik, şanzıman ve motor aksamında 21.481,63 YTL hasar olduğu tesbit edilmiş, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunda ise, şanzıman onarımının bu olayla ilgisi olmadığı kanaati ile 15.985,82 YTL olarak belirlenmiştir. Bu durumda, ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasında çelişki meydana gelmiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; davacı tarafın itirazları da gözetilerek konusunda uzman … gibi kurumlardan seçilecek bilirkişi kurulundan ayrıntılı, denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kabul şekli yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 60.00 TL temyiz başvuru harcının davalıdan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.