Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/3670 E. 2009/938 K. 26.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3670
KARAR NO : 2009/938
KARAR TARİHİ : 26.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete sigortalı yabancı plakalı aracın kaza yapması nedeniyle, araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.000 YTL maddi, 8.000 YTL manevi olmak üzere toplam 10.000 YTL tazminatın kaza tarihininden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirket duruşmalara katılmamış, savunma yapmamıştır.
Mahkemece, dava dilekçesinde davalı şirketin ticaret ünvanı, tüzel kişiliği belirtilmediği anlaşıldığından, davalının pasif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yabancı ülkede faaliyet gösteren sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı olan aracın neden olduğu kaza sonucu, davacının yaralanması nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’nun çalışma esas ve usulleri hakkındaki 26.10.1991 gün ve 21033 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmeliğin “Büronun amacı” başlığını taşıyan 5. maddesinin 3. bendinde, yurt dışında sigortalanmış bulunan ve geçerli olan sigorta sertifikası taşıyan motorlu kara taşıt araçları sahipleri veya sürücüleri tarafından Türkiye’de sebebiyet verilmiş hasarların, doğrudan doğruya idare ve ödenmesi hususundaki işlemleri yapmak, büronun amaçları arasında sayılmıştır. Bu nedenle yabancı plakalı araçların Türkiye’de karıştıkları kazalarda, şayet geçerli bir yeşil kart sigortaları varsa, bunların sigorta yaptırmalarına gerek olmaksızın araçlarının neden olacağı zararlar karşılanacaktır.
Bir başka deyişle, yeşil kart poliçesi, o ülkede düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi gibi kabul edilecektir. Buna göre, yeşil kart sigortası, anlaşmaya dahil yabancı ülkerin zorunlu mali sorumluluk sigortalarını biraraya getiren üniform ve beynelminel bir sigorta poliçesi olarak tanımlanmaktadır. Memleketimizin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi mensuplarının 20 Nisan 1959 tarihinde imzaladıkları “Beynelminel Mecburi Mesuliyet Sigortasına dair Avrupa Sözleşmesi” gereğince, ülkemizde de tüzel kişiliği haiz Türkiye Sigorta ve Reasünans Şirketleri Birliği Motorlu Taşıt Bürosu kurulmuş olup, yeşil kart sistemi uygulanmaktadır.
Somut olayda, kazaya karışan yabancı plakalı araç … tarafından sigortalı olduğu ve yeşil kart sigorta sertifikasının bulunduğu anlaşılmıştır. Bu hale göre, davacı vekili, dava dilekçesinde davalı şirketin adını Allianz şirketi olarak belirtmiş, mahkemece davalının ticaret ünvanını tam ve eksiksiz olarak bildirilmesi için verilen süre içerisinde ve Türkiye motorlu taşıt bürosunun yazısı üzerine 25.11.2007 tarihli dilekçesi ile uygulamadaki mevzuat uyarınca, bu zararları ödemekle yükümlü ve görevli olan Türkiye Motorlu Taşıt Bürosundan tahsilini talep ettiğini belirttiğine göre, davacının bu talebi dikkate alınarak davanın …’ne izafeten Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna husumet yöneltildiğinin kabulü ile dava dilekçesi Motorlu Taşıt Bürosu’na tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra deliller toplanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.2.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.