YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2706
KARAR NO : 2008/4397
KARAR TARİHİ : 06.10.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın, davalıların murisi … …’ya çarpması sonucu hasara uğradığını, sigortalısına ödenen miktardan kalan 1.863.20 YTL tazminatın 20.6.2004 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili kusur oranını kabul etmediklerini, yaptıkları kısmi ödemenin ana paradan mahsubunun gerektiğini, davalı … …’nın davadan önce ölmüş olması nedeniyle ona karşı dava açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı … … hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kabulü ile 979.77 YTL tazminatın 20.6.2004 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte bu davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
7.10.2004 tarih, 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile HUMK’na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2007 tarihinden itibaren 1.170.00 YTL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların
temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle REDDİNE ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 6.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.