Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/3449 E. 2009/6394 K. 15.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3449
KARAR NO : 2009/6394
KARAR TARİHİ : 15.10.2009

MAHKEMESİ :KDZ./Ereğli Asliye 3.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve asli müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirkete kasko sigortalı aracın trafik kazasında hasarlandığını,davalı şirketin sigorta tazminatı ödemediğini ve araçtaki hasarın müvekkili tarafından karşılandığını ileri sürerek, 9.280,00.TL.sigorta tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle rehin hakkı sahibinden davaya açık muvafakat alınması gerektiğini savunarak husumet itirazında bulunmuş, esas yönünden de, sigorta ettiren tarafından kaza ile ilgili bilgi ve belgelerin müvekkiline verilmediğini, hasarın teminat dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Akbank T.A.Ş.vekili, 25.04.2008 tarihli dilekçe ile müvekkili bankanın sigortalı aracın rehin hakkı sahibi olduğunu belirterek davacı yanında davaya asli müdahil olarak katılmalarına karar verilmesini ve davacının talep ettiği tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece,toplanan delillere göre, davacı tarafından davalı hakkında açılan tazminat davasının ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça ispat edilemediğinden davanın reddine, asli müdahilin davalı hakkında açtığı davanın da reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve asli müdahil banka vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava,kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 163.maddesinde, “kanunun tayin ettiği müddetler katidir. Bu müddetlerde yapılması lazım olan muamele yapılmazsa o hak sakıt olur. Hakim tayin ettiği müddetin kati olduğuna da karar verebilir. Aksi takdirde tayin olunan müddeti geçirmiş olan taraf yenisini isteyebilir. Bu suretle verilecek müddet katidir. Bir daha verilemez” hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, HUMK’nun 163.maddesi hükmüne göre, kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi bakımından, ülke koşulları ve hayatın gerçekleri gözönünde tutularak, taraflara yüklenen yükümlülüklerin birer birer açıklanması, masrafların kalem kalem bildirilmesi ve tarafların yapacağı işlevlerin duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık ve kesin olarak belirlenmesi, kesin süre verilen tarafa, süreye uymadığı takdirde davasının bu nedenle reddedileceği konusunda uyarılması gerekir. Yargıtay’ın uygulaması da bu yöndedir. (HGK 25.6.1975-1-1560/837, HGK 18.2.1983-1-1284/141, HGK 24.6.1992-14-296/395, HGK 10.10.2001-14-940/709)
Somut olayda, 04.7.2008 tarihli ara kararında taraflara iddia ve savunmaya ilişkin delil listelerini sunmaları için verilen sürenin yukarıdaki açıklamalar ışığında usulüne uygun bir kesin süre olmadığının kabulü gerekmektedir. Ayrıca, verilen sürenin yasa ve yerleşik uygulamaya uygun kesin süre olduğu kabul edilse bile; davacı vekilince verilen dava dilekçesinde delillerin gösterildiği,yine asli müdahil davacı vekili tarafından 10.07.2008 tarihli delil listesinin dosyaya sunulduğu ve davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde dayanılan delillerin gösterilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki, somut olaydaki gibi tarafların verilen sürede tanık listelerini ve davetiye giderini yatırmamış olması davanın bu nedenle reddini değil, artık bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılması sonucunu doğuracak olup, tarafların gösterdikleri diğer deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceğinin de göz önüne alınmamış olması nedeniyle, mahkemenin kararı kabul şekline göre de doğru görülmemiştir.
O halde; yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşında verilen sürenin HUMK.nun 163.maddesinin özüne uygun bulunmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Bozma nedenine göre, sair hususların incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle,davacı ve asli müdahil davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve asli müdahile geri verilmesine 15.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.