YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3848
KARAR NO : 2009/6596
KARAR TARİHİ : 20.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin kasko sigortacısı olduğu aracın geçirdiği kaza sonrasında davalıya ait çekici ve kurtarma aracı ile taşınması sırasında hasar gördüğünü, hasar bedelinin müvekkilince sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 11.609,00 YTL tazminat tutarının TTK’nun 1301’inci maddesi uyarınca davalıdan rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı adına yanıt veren … vekili, müvekkilinin davalı gösterilen firmayı işlettiğini, ancak tüzel kişiliği olmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, aksi halde kurtarma sırasında meydana gelen hasarın müvekkilinin sorumluğunda olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sigortalı aracın çekme kurtarma işlemi sırasında araç şaftının sökülmemesi nedeni ile hasar gördüğü, bilirkişi raporuna göre, kurtarma aracının olması gerekenden daha hızlı gitmesi nedeni ile de sigortalı aracın hasar gördüğünün anlaşıldığı gerekçesi ile,bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne, 9.070,00 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, … vekilli tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü doğrultusunda verilen karar, dava dışı … tarafından temyiz edilmiştir. Bir mahkeme hükmü ancak kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunan kişilerce temyiz edilebilir. Hükmü temyiz eden kişi, davanın tarafı olmadığından hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle … vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE ve 67.20.TL temyiz başvuru harcının davalı …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 20.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davacı kasko sigortacısı olduğu aracın geçirdiği kaza sonrasında davalıya ait çekici ve kurtarma aracı ile taşınması sırasında hasar gördüğünü belirterek sigortalısına ödediği tazminat tutarını TTK.nun 1301.nci maddesi gereğince talep etmiştir.
Davalı; davalı şirketin A.Ş olmayıp şahıs şirketi olduğunu belirterek husumetin yanlış yöneltildiğini esasla ilgili olarak da kusurlu olmadığını savunmuştur.
Davanın kabulüne dair yerel mahkeme hükmünün temyizi üzerine Daire” Bir mahkeme hükmü ancak kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunan kişilerce temyiz edilebilir. Hükmü temyiz eden kişi davanın tarafı olmadığından hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. ” gerekçesi ile … vekilinin temyiz dilekçesini reddetmiştir.
Sayın çoğunluğun görüşüne aşağıdaki gerekçelerle katılamıyorum.
Davada davacı ve davalı gösterilenler şekli olarak o davanın taraflarıdır. Ancak, mahkemenin davanın esası hakkında karar verebilmesi için tarafların taraf sıfatına da sahip olmaları gerekir. Bir subjektif hak kendisinden istenebilecek kişi o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir. Dava gerçek borçluya karşı açılmamışsa dava husumetten reddedilir.
Somut olayda … davacı sigortalısına ait aracının çekme ve kurtarma işini yapan kişidir.
Dava … Oto Kurtarma Vinç Tic.A.Ş aleyhine açılmış olup davalı gerçek kişi savunmasında sahip olduğu işletmenin adının “… Oto Kurtarma Vinç İşletmesi” isimli şahıs isletmesi olduğunu belirterek husumeti benimsemiştir. Mahkeme de yargılama sonuna kadar gerçek kişinin davalı sıfatını kabul etmiştir.
TTK.nun 14/son gereği bir ticari işletme açmış gibi hukuken var sayılmayan şirket adına muamelelerde bulunan kimseler iyi niyetli üçüncü kişilere karşı sorumludurlar. Firma tüzel kişiliğe haiz değilse sahibi sorumludur.
Davacının, davalının da benimsediği “… Oto Kurtarma Vinç İşletmesi” ismini dava dilekçesinde yanlış yazması HUMK.nun 80.ci maddesinde anlamını bulan maddi yanılgı olup her zaman düzeltmek mümkündür.
Davalı gerçek kişi bu anlamda davada davalı sıfatına haiz olmakla mahkeme kararını da temyiz etme hakkına sahip olduğu kabul edilerek temyiz incelemesi talebinin kabulü gerekir.