YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/158
KARAR NO : 2009/4297
KARAR TARİHİ : 16.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın, hasar gördüğünü ancak sigorta şirketi tarafından hasar bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, 26.294,00 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, aracın alkollü ve sürücü belgesiz kişi tarafından kullanıldığını, zararın teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davalı … tarafından hasarın teminat dışında kaldığı savunmasının kanıtlanamadığı gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne 18.991,67 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. TTK’nun 1369’uncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaati kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1370. maddesi gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4471 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi uyarınca sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir. Somut olayda, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankanın, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı araştırılmamıştır. Mahkemece, bu muvafakatin sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre de, davacıya ait aracın kaza sonrasında hasar durumunun tespiti için düzenlenen ekspertiz raporunda, aracın tamirinin ekonomik olamayacağı, arcın pert olması gerektiği belirtildiği halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu hususa ilişkin her hangi bir değerlendirme yapılmamıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş; İTÜ yada Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, aracın tamirinin ekonomik olup olamayacağı, tamiri ekonomik ise değerinin tesbit edilmesi, tamiri ekonomik değilse, pert- totel olması halinde, kaza tarihi itibariyle ikinci el piyasa satış bedeli ve sovtaj değeri hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
3-Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 60.00.Tl temyiz başvuru harcının davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 16.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.