Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/7817 E. 2009/6723 K. 23.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7817
KARAR NO : 2009/6723
KARAR TARİHİ : 23.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak hukukuna ilişkin davada Eskişehir 1. Sulh Hukuk ve Eskişehir 3. Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R –

Dava, davacının bankaya yatırdığı paranın, bilgisi dışında hesabından alındığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesince, taraflar arasında kredi sözleşmesi mevcut olduğu ve uyuşmazlığın bu sözleşmeye göre Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Eskişehir 3. Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi ise, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin zirai kredi niteliğinde bulunması ve davacıya ait paranın banka görevlisi tarafından çekilmesi iddiasının da hizmet ilişkisiyle ilgili olması nedeniyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Kredi veren ise, mevzuatları gereği nakit kredi vermeye yetkili olan banka özel finans kuruluşu ve finansman şirketlerini ifade eder. Tüketici de, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda, davacı ile davalı arasındaki tarımsal krediler genel sözleşmesinin tüketici kredisi olmadığı ticari kredi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Yine davacının hesabından bilgisi dışında banka görevlisi tarafından para alındığı iddiası da hizmet ilişkisi ile ilgilidir. Bu nedenle davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasanın değişik 10/A maddesi kapsamında bir ilişki bulunmamaktadır. Bu durumda, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 23.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.