YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6840
KARAR NO : 2009/15385
KARAR TARİHİ : 20.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin meslek hastalığı sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. İşin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, meslek haftalığı sonucu ölen…’ın hak sahibi olan eşi ve çocukları olan davacıların manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, Sosyal Sigortalar Kurumu Zonguldak Uzun Mehmet Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nin 16.12.2008 gün ve 357 sayılı raporuna göre davanın kısmen kabulü ile manevi tazminata hijkmedilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir.
Somut olayda davacının murisi Mehmet Akarca Sağlık İşlemleri Tüzüğünde belirtilen 10 yıllık yükümlülük süresi dışında işten ayrıldıktan 43 yıl sonra ve 81 yaşında iken ölmüştür. Murisin, yükümlülük süresi içerisinde meslek hastalığına tutulup tutulmadığı araştırılmamıştır.
Davalı yanca, ölüm ile meslek hastalığı arasındaki illiyet bağını belirleyen adı geçen hastane raporuna itiraz edildiğine göre, öncelikle 5510 sayılı Yasanın 14/3 ve 58/4 maddelerinde öngörülen prosedür uyarınca ölümün meslek hastalığı (Pnömokonyoz) sonucu meydana gelip gelmediği, gerektiğinde yükümlülük süresinin uzatılıp uzatılmadığı konularında Kurum Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınması zorunludur. Ancak, bu rapora karşı somut verilere dayanan bir itiraz olursa Yargıtay 28.06.1976 gün ve 1976/6-4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Adli Tıp Kurulundan rapor alınarak sonuca gidilmelidir.
Yasal prosedür işletilmeden, davacı murisinin yükümlülük süresi içerisinde meslek hastalığına yakalanıp yakalanmadığı araştırılmadan yukarıda yazılı hastane raporu ile yetinerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 67,20 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğundan, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 20.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.