Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/1841 E. 2006/3167 K. 10.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1841
KARAR NO : 2006/3167
KARAR TARİHİ : 10.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalı şirket adına kayıtlı davalı … idaresinde bulunan 64 KK 605 plakalı araca müvekkiline ait… plakalı aracın davalı …’ın kusurlu davranışı nedeniyle çarptığını belirterek araçta meydana gelen 1.140.000.000TL hasar bedeli ve değer kaybı ile 130.000.000TL delil tespit giderinin 9.4.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, kusur oranı ve talep edilen tazminat miktarını kabul etmediklerini davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece kusur oranına ilişkin bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için gerekli giderin davacı vekili tarafından kesin süre içerisinde karşılanmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılama giderlerinden olan bilirkişi ücretleri ile talimat giderlerinin ödenmemesi yada verilen süre içinde vezneye depo edilmemesi karşısında yapılması gereken işlemin nelerden ibaret olduğu HYUY.nın 163 ve 414. maddelerinde belirtilmiştir.
Dosyanın bilirkişiye gönderilmesi amacıyla mahkemece ilgili tarafa ara kararı ile süre verildiğine göre gereken işlemin nelerden ibaret olduğu tam bir açıklıkla ve eksiksiz olarak yazılması gerekir. Somut olayda dosyanın gönderilmesi, bilirkişiler adına çıkarılacak davetiye ve bilirkişi raporunun tebliği masrafları açıkça gösterilmediği gibi kesin

../…

– 2 –
2006/1841
2006/3167

süreye uyulmaması durumunda doğacak sonuçların nelerden ibaret olduğununda açıklanmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yasaya uygun olarak verilmiş bağlayıcı bir kesin sürenin varlığından söz etme olanağı yoktur.
Kaldı ki, davacı vekili tarafından giderlerin yatırılmayacağı bildirildiğine göre mevcut delil durumu itibariyle karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmeside doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 11.4.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.