YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4623
KARAR NO : 2007/3939
KARAR TARİHİ : 29.11.2007
Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın reddine ilişkin … Ticaret Mahkemesinden verilen 14.9.2006 gün ve 2001/516-2006/421 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi asıl dosya davacısı ile birleşen dosyaların davacıları tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 20.11.2007 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden Birleşen dosyanın davacıları ….Bankası A.Ş. vek. Av. …ile ….bankası vek. Av. … ve davacı … Bankası vek.Av. … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı duruşmaya başlandı. Temyiz isteklerinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilleri davalı borçlular …. aleyhine icra takibi yapıldığını, borcu karşılayacak mal bulunamadığını bu nedenle borçluların müştereken sahip oldukları … Mahallesi 6228 ada 41 parselde kain taşınmazda bulunan 6 numaralı meskenin davalılardan…’a satışına ilişkin, … Mahallesi 1578 ada 1 parselde kain taşınmazda bulunan 22 numaralı meskenin önce davalılardan …’a bu davalı tarafından da davalılardan …’ya satışına ilişkin tasarruflar ile davalılardan ….’nın tek başına sahip olduğu …Mahallesi … mevkiinde bulunan 1717 numaralı parselde kain taşınmazın önce yine davalılardan …’a bu davalı tarafından da diğer davalı ….
….’a satışına ilişkin tasarrufların iptaline ve taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar…. vekili borçluların mal kaçırma niyeti ile hareket etmediklerini, ellerinde bulunan malları satarak borçlarını ödemeye çalıştıklarını, satışlarda pek düşük bedel iddiasının da doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili aciz vesikası bulunmadan dava açılamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Ziya vekili müvekkilinin taşınmazı 3. kişi durumunda bulunan Neşet’ten satın aldığını ve taşınmazı alırken üzerinde kısıtlama bulunmadığını, iyiniyetli olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, aynı mahkemenin 2006/100 esas sayılı dosyasında da tasarrufu yapan tarafların aynı davalılar olduğu, kesin hüküm teşkil etmese de o davanın gerekçelerinin eldeki dava ile paralellik gösterdiği, o davadaki bozma gerekçeleri de nazara alınarak verilen kararın kesinleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükme esas alınan delil dosyadaki maddi vakaların aynı olmasına, satış bedelleri ile gerçek bedeller arasında fahiş farkın bulunmamasına, davalı borçlular ile üçüncü kişi davalılar arasında akrabalık ilişkisinin olmayışına ve davalı üçüncü kişilerin borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak kastıyla hareket ettiğini bildikleri veya bilebilecek durumda oldukları yasal ve geçerli delillerle kanıtlanamamış olmasına göre, davacıların yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda dökümleri yazılı temyiz peşin harçlarından fazla alınan 34.90 YTL’nin davacı …’a, 46.90 YTL’nin davacı… Bankasına, 47.90 YTL’nin davacı İş Bankasına ve 47.90 YTL’nin de davacı … Bankasına (… Bankası A.Ş.)
istekleri halinde geri verilmesine 29.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
2001/516 sayılı dosyada ve birleşen 2002/61 sayılı dosyada