Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24260 E. 2023/8687 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24260
KARAR NO : 2023/8687
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/6036 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bendi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.

2. Kilis Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2017/286 Esas, 2018/85 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.10.2018 tarihli ve 2018/1474 Esas, 2018/1909 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, “Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken tekerrüre esas alınan Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/1091 esas, 2006/239 karar sayılı ilamının 22/10/2009 tarihinde kesinleştiği, müddetname içeriğinden anlaşılacağı gibi hakkederek tahliye tarihinin 26/06/2012 olduğu, TCK’nın 58/2-b maddesinde öngörülen 3 yıllık sürenin 26/06/2015 tarihinde dolduğu, incelemeye konu suç tarihinin ise 3 yıllık süre geçtikten sonra 09/09/2016 olması karşısında yasal şartları oluşmadığı halde sanık hakkında TCK’nın 58/6-7 maddeleri gereği tekerrür hükümlerinin uygulanması yasaya aykırı;
Sanık müdafiisinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ancak; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden CMK’nın 303/1 ve 280/1-a maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, Hüküm fıkrasının 10. bendinde yer alan;
“10-Sanık hakkında Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 2005/1091 esas ve 2006/239 karar sayılı ile
verilen hapis cezasına ilişkin ilam tekerrüre esas teşkil ettiğinden sanık hakkında tayin edilen cezanın 5237 SAYILI TCK’ NUN 58/6-7. MADDELERİ GEREĞİNCE MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNE, CEZASININ İNFAZINDAN SONRA SANIK HAKKINDA DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİ UYGULANMASINA,” dair bölümün hükümden çıkartılmak suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Mağdurun beyanları, sanığın savunmaları ve tarafların gelirleri dikkate alındığında sanığın parayı almadığına,
2. Olay yerinde bulunan polisin tanık olarak alınan beyanında evde arama yaptıklarında kovan bulamadıklarını ifade etmesi, mağdurun çelişkili beyanları, sanığın istikrarlı savunmaları, tanıkların beyanları ve dosya içerisindeki tutanaklar doğrultusunda olayda silah kullanılmadığına,
3. Sağlık raporunda mağdurda tespit olunan lezyonların oluş zamanının net olarak belirtilmediğine , sanık tarafından oluşturduğunun şüpheli olduğuna bu nedenle sanığın suçsuz olduğuna,
4. Kanunların amacının suçluyu cezalandırmak değil, ıslah etmek olduğundan, sanık hakkında sadece ceza değil, ceza dışındaki diğer tedbirlere de başvurmak gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … ile mağdur …’nın evli olduğu, sanık hakkında 6284 sayılı Yasa gereğince evden uzaklaştırma kararı verildiği, sanığın 09.09.2016 günü saat 10.30 sıralarında mağdurun ikamet ettiği konuta gelerek “Dün aylığını çekmişsin o parayı bana vereceksin” dediği, mağdurun kabul etmemesi üzerine kılıf içerisinde getirdiği tüfeği elinde tutarak “Parayı vermezsen seni vururum” dediği, mağduru darp ederek mağdurun iç çamaşırında bulunan cüzdanındaki 1.600,00- 1.700,00 TL civarındaki parasını aldığı, mağdurun parayı istemesi üzerine aralarında arbede yaşandığı, olay yerine gelen polis ekibi tarafından sanığın yakalandığı, mağdurun ikametinde bulunan tüfeği ve fişekleri teslim ettiği, mağdurun Kilis Devlet Hastanesine götürüldüğü, sağlık raporlarına göre mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, her ne kadar sanık … üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; sanığın eşi olan mağdurun olay akabinde alınan ilk beyanında, sanık olan kocasının ikametine geldiğini, konuta girerek elinde bulunan tüfek ile kendisini tehdit edip darp ederek parasını aldığını beyan etmesi, bir kadının müşterek çocukları bulunan eşine karşı ağır cezai müeyyidesi bulunan bu suça ilişkin iftara da bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, mağdur her ne kadar kovuşturma aşamasında silahla tehdit ve kasten yaralama iddialarını tekrar etmekle birlikte, “Parayı kendi isteğimle verdim” şeklinde beyan vermiş ise de; silahla tehdit ve yaralama sonrası mağdurun parayı kendi isteğiyle vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olması ve mağdurun iş bu beyanının müşterek çocuklarıda bulunan eşini kurtarmaya yönelik beyan olduğu değerlendirildiğinden, mağdurun bu yöndeki beyanlarına itibar edilmediği, sanığın olay günü üzerinde ele geçen 2.325,00 TL’nin engelli maaşı olduğunu iddia etmesine rağmen; dosyada mevcut 07.09.2016 tarihli PTT ödeme belgesinde sanığın olay öncesi 1.592,14 TL maaş çektiğinin tespit edilmesi, … tarafından mağdurun beyanlarında geçen ve suçta kullanılan tüfeğin kolluk güçlerine teslim edilmesi, Kilis Devlet Hastanesinde alınan olay günü olan 09.09.2016 tarihli ve 01.11.2016 tarihli sağlık raporunda mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının tespit edilmesi hususları birlikte bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik aksi savunmalarına itibar edilmediği, ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilmiştir.

2. Dosya arasında 07.09.2016 tarihli PTT ödeme belgesi mevcuttur.

3. Dosya arasında 09.09.2016 tarihli sağlık raporunda, mağdurun sağ humerus posteriorda 5*3 cm hiperemi, sol dirsik ön iç kısmında 1*1 cm ekimoz, sağ omuz posteriorda 1*1 cm ekimoz olduğunun bildirildiği, görülmüştür.

4. Dosya arasında 01.11.2016 tarihli sağlık raporu mevcuttur.

5. Dosya arasında 09.09.2016 tarihli tutanak mevcuttur.

6. Dosya arasında tanıklar H.B.’nin, F.S.’nin, H.Y.S.’nin, O.S.’nin ve A.S.’nin beyanları mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık, kömür taşıdığından üzerinin kirlendiğini, üzerini değiştirmek için tedbir kararı olmasına rağmen
eve gittiğini, eşini tehdit etmediğini, silah kullanmadığını, darp etmediğini ve parasını almadığını, üzerinden çıkan 2.325,00 TL’nin kendisine ait olduğunu, 07.09.2016 günü 1.592,14 TL olan maaşını çektiğini, eşinin engelli maaşının ise 1.050,00 TL olduğunu bu nedenle mağdurun iddia ettiği gibi 1.600,00-1.700,00 TL parasının olmasının imkansız olduğunu, atılı suçlamayı kabul etmediğini savunmuş ise de, mağdur her ne kadar mahkemede alınan beyanında silahla tehdit ve yaralama iddialarını tekrar etmekle birlikte, “Parayı kendi isteğimle verdim” şeklinde beyanını değiştirmiş ise de mağdurun beyan değişikliğinin tekrar birlikte yaşamaya başladığı eşini kurtarmaya yönelik olduğundan, mağdurun değişen beyanlarına itibar edilmemiştir. Tutanak mümzisi tanık H.B.’nin mahkemede alınan beyanında “… Eve gelerek parasını aldığını ve silahla ateş ettiğini söyledi. Şuan tam olarak hatırlamıyorum. Silahın ev içerisinde ateşlenmiş olduğunu söylediğini hatırlıyorum… Silahla ateş etmiş olduğunu söyledi. Silahı getirdi. O da evin içerisine girerek mermilerle birlikte tüfeği getirdi. Biz kovan bulamadık, evde arama yapmadık…” dediği, 09.09.2016 tarihli tutanak içeriğinde mağdurun kocasının av tüfeği ile kendisini tehdit ettiğini beyan ettiği yazılmakla, mağdurun kocasının ateş ettiğine dair beyanı yazılmadığı ve alınan beyanlarında bu yönde bir iddiasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve mağdurun olay akabinde alınan ilk beyanına itibar edilerek, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek, sanığın emanete alınan tüfekle mağduru tehdit edip, aksi ispat olunamayan 09.09.2016 tarihli ve 01.11.2016 tarihli sağlık raporlarında belirtildiği şekilde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayarak parasını aldığı görülmekle, suçun sanık tarafından silahla işlendiği sabit olduğu belirlendiğinden, sanık müdafiinin suçun işlenmediği ve sübuta ilişkin temyiz sebepleri yönünden kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 8 yıl 4 ay hapis cezası olduğu, lehe hükümler bakımından 5237sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yönünden kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.10.2018 tarihli ve 2018/1474 Esas, 2018/1909 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kilis Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.