Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12644 E. 2023/518 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12644
KARAR NO : 2023/518
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2014 tarihli ve 2013/348 Esas, 2014/184 Karar sayılı kararları ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.03.2014 tarihli ve 2013/348 Esas, 2014/184 Karar sayılı kararlarının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 11.09.2017 tarihli ve 2016/13374 Esas, 2017/10399 Karar sayılı ilâmıyla;
“Oluşa ve dosya içeriğine göre, müştekiler … Levent, Şükrü Güçlü, müşteki sanıklar …, …, …, … hakkında Akşehir Devlet Hastanesi’nce düzenlenen adli raporlarında, yaralanmaları sonucunda kesi oluştuğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte yaralandıklarının belirtildiği, müştekiler … Levent, Şükrü Güçlü, müşteki sanıklar …, …, …’ın soruşturma aşamasındaki ifadelerinde bıçakla yaralandıklarını beyan ettikleri anlaşılmakla, tanıklar … ve …’in ifadelerinin alınmasından sonra sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2017/361 Esas, 2021/113 Karar sayılı kararları ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 defa 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

4. Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2017/361 Esas, 2021/113 Karar sayılı kararlarının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.06.2022 tarihli ve 2022/3461 Esas, 2021/4447 Karar sayılı ilâmıyla;
“1) Tarafların ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda farklı beyanlarda bulundukları ve soruşturma aşamasında dinlenmiş olan tanık anlatımlarının bu hususta yeterli olmadığı olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002-367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde,

şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
2) Sanığın tekerrüre esas alınan Doğanhisar (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 22.12.2011 tarihli ve 2004/174 Esas, 2011/88 Karar sayılı ilamına konu müessir fiil suçunu çocuk yaşta işlemiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 58/5. maddesi gereğince fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanamayacağından sanığın adli sicil kaydındaki 09.09.2009 tarihinde kesinleşen, 06.01.2011 tarihinde infaz edilen Doğanhisar (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 12.02.2009 tarihli ve 2007/28 Esas, 2009/8 Karar sayılı ilamına konu 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan verilen hapisten çevrili 3600 TL adli para cezasına dair mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2022/327 Esas, 2022/399 Karar sayılı kararları ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 defa 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmemesi gerektiğine,
2. Eylem yönünden silah nedeniyle artırım yapılmaması gerektiğine,
3. Sanığın lehine olan hükümlerin uygulanmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü aynı büfede alkol alan sanık ve beraberindekiler ile mağdurlar arasında selam verme meselesi nedeniyle çıkan tartışma neticesinde sanığın ele geçirilemeyen bıçakla mağdurlar … ve …’yi basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.

3. Kovuşturma aşamasında sanıktan şikâyetçi olmadıklarını beyan eden mağdurların, soruşturma aşamasında suç tarihinde kolluk güçleri tarafından tespit olunan ifadeleri dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Sanığın eylemi neticesinde;
a) Mağdur …’de meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
Akşehir Devlet Hastanesince tanzim olunan, 30.06.2012 tarihli; “Sol boyunda 6×1 cm.’lik kesi, boyunda kızarıklık, basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilir.”

b) Mağdur …’de meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
Akşehir Devlet Hastanesince tanzim olunan, 30.06.2012 tarihli; “boyun sol tarafında 3*1 cm. boyutunda yüzeyel kesi, sağ diz kapağında 3 cm. çapında kesi ve ekimoz, sol ön kol iç tarafta deride yüzük şeklinde kesi, basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilir.”
Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.

5. Sanığın, basit bir tıbbî müdahale ile iyileşebilir şekilde yaralandığı kanaatine yer verilen adlî muayene raporu dava dosyasına eklenmiştir.

6. Tanıklar Ş.G. ve Y.L.’nin kolluk güçleri tarafından tespit olunan beyanları dava dosyasında mevcuttur.

7. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Beraat ve Silah Nedeniyle Artırım Yapılmaması Taleplerine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık suçlamayı kabul etmediğini savunmuş ise de; aşamalarda alınan savunmalarında mağdurlar ile aralarında tartışma yaşandığını kabul ettiği, kovuşturma aşamasında şikâyetlerinden vazgeçtiklerini beyan eden mağdurların, soruşturma aşamasında olayın başlangıç ve gelişimine ilişkin ayrıntılı anlatımda bulundukları ve kendilerine yönelik eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğini açıkça beyan ettikleri, tanıklar….,. ve ….,.’nin soruşturma aşamasındaki anlatımlarının mağdurların beyanlarını destekler mahiyette olduğu, mağdurlar hakkında düzenlenen adlî muayene raporularının beyanları ile uyumlu olduğu, Hukukî Süreç başlığı altında (1) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen sanığın beraati yönündeki Mahkemece verilen ilk kararların aynı başlık altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilâmı ile bozulması üzerine Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek suçu sabit olan sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş olduğu, sanığın eylemini 5237 sayılı Kanun’un, “Tanımlar” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin dördüncü cümlesinde yer alan; “Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,” kapsamında silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirdiği belirlenmekle, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Lehe Hükümler Yönünden
Sanık hakkında uygulanması talep edilen lehe hükümlerin, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;

1. Adlî para cezası ve seçenek yaptırımlar hakkında; sanığın, gerek dava dosyasında mevcut gerekse Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sitemi (UYAP) ortamından temin olunan güncel adlî sicil kaydına göre Doğanhisar (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 12.02.2009 tarihli ve 2007/28 Esas, 2009/8 Karar sayılı kararı ile kasıtlı suçtan neticeten 3.600,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği ve

bu kararın, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tekerrüre esas teşkil ettiği saptanmıştır. Mahkemece, “Sanığın mükerrir oluşu” gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında seçimlik cezalardan aynı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hapis cezasının seçilmesinin zorunlu olması, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmedilmişse; bu cezanın artık adlî para cezasına çevrilemeyeceği, kaldı ki Mahkemece “Sanığın suç işleme konusundaki eğilimi” gözetilerek hükmolunan netice cezanın 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi kapsamında, adlî para cezasını da kapsayan seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verildiği, kararın, yerinde ve kanunî bir gerekçeye dayandığı tespit edilmekle, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinde; “Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması” hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun tatbiki yönünden aranan kanunî bir koşuldur.

O hâlde, somut olayda sanığın, kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunması karşısında Mahkemece, takdiren değil, kanunen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına engel bulunduğu, kaldı ki bu durumun Mahkemece değerlendirildiği ve “…sanığın mükerrir oluşu” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği belirlenmekle, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2022 tarihli ve 2022/327 Esas, 2022/399 Karar sayılı kararlarında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2023 tarihinde karar verildi.