Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/7129 E. 2023/8616 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7129
KARAR NO : 2023/8616
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2021 tarihli ve 2021/28 nolu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a,c,d,h) bentleri uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2021 tarihli ve 2021/51 Esas, 2021/179 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d ve h) bentleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 01.09.2021 tarihli ve 2021/2149 Esas, 2021/1458 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın, müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliyesi Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararını, sanığın, müdafiinin ve katılan vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.01.2022 tarihli ve 2021/2149 Esas, 2021/1458 Karar sayılı ilamıyla;
“Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Nitelikli yağmaya suçunun silahla işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık
hakkında temel ceza uygulanırken TCK’nın 149/1 inci madde ve fıkrasının (d) ve (h) bentlerinin yanı sıra (a) bendinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) TCK’nın “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2 nci maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar inidirilebilir.” denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.
TCK’nın 145 nci maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımındanda suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle- hüküm altına alınmış bir husustur.
Y.C.G.K’nın 21.12.2010 günlü, 6-225/268, yine 15.12.2009 günlü, 6/242-291 esas ve karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nın 145 inci veya 150/2 nci maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.
TCK’nın 145 veya 150/2 nci maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez.
Hâkim indirim oranını TCK’nın 3 üncü maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.

TCK’nın 145 ve 150/2 nci maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, T.C Anayasasının 141/3, 5271 sayılı CMK’nın 34, 223, 230 ve 289 uncu maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermeksuretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan hâkim, TCK’nın 145 veya 150/2 nci maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır.
Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır.Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, sanığın suç tarihinde gayri resmi birliktelik yaşadığı sanık … Selda’nın torunu olan 11 aylık bebek için mama parası almak amacıyla bebeğin babası olan katılanın iş yerine giderek katılanı tehdit etmek suretiyle para istediği, katılanın vermemesi üzerine sanığın katılana yumruk attığı ve üzerinde bulunan silahla yere ateş etmek suretiyle korkuttuğu katılanın, olay sırasında iş yerinde bulunan arkadaşı olan tanık …’ye kasadan 260,00 TL parayı sanığa vermesini söylemesi üzerine sanığın tanıktan aldığı 250,00 TL para ile olay yerinden ayrılması şeklinde gerçekleşen eylemde sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 150/2 nci maddesiyle cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2022/72 Esas, 2022/96 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a,d, h) bentleri, 150 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Sanığın yağma kastının bulunmadığına,
2.İndirim sebeplerinin göz önünde bulundurulmadığına,
3.Cezanın fahiş miktarda olduğuna,
4.168 inci madde açısından değerlendirme yapılmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … ile … S…’ nun olay tarihinde birlikte yaşadıkları, katılan …’nın ise sanık …’nin kızının eski eşi olduğu, sanığın olay günü olan 07.12.2020 tarihinde katılan …’in işletmekte olduğu tekel bayisine gittiği, katılan …’in iş yerinde arkadaşları olan tanıklar M. E. ve N. S. ile birlikte oturmakta olduğu, sanık …’in iş yerine girerek katılan …’i konuşmak amacıyla dışarı çıkarttığı, katılan …’in ayrıldığı eşi …’dan olan çocuğun bez, mama vb. ihtiyaçlarının bulunması ve katılan tarafından bu yönde maddi destek sağlanmaması nedeniyle sanık ve katılan arasında tartışma başladığı, sanık …’in çocuğun bu ihtiyaçları için katılandan para istediği, katılanın ise nafaka ödemesini düzenli olarak yaptığını söyleyerek para vermeyi kabul etmediği, sanık …’in katılana para vermezsen seni öldrürürüm, …’ de gezdirmem şeklinde tehdit içerikli sözler söylediği, sonrasında sanık …’ in birlikte yaşadığı …’yi telefonla arayarak mamanın fiyatını öğrendiği, bu esnada tanık M.E’nin durumdan şüphelenmesi üzerine taraflara bakmak için iş yerinden dışarı çıktığı, katılan …’in yönlendirmesi üzerine tekrardan iş yerine girdiği, tanık M.E’nin arkasından katılanın iş yerine girdiği ve akabinde iş yerine giren sanık …’in üzerinde taşımakta olduğu kuru sıkı tabancayı çıkartarak katılana doğru ateşlediği ve katılana yumruk vurmak suretiyle darp ettiği, katılan …’in ise iş yerine bulunan diğer şahıslara sanık …’e para vermelerini söylediği, tanık N. S.’nin iş yeri kasasından çıkardığı 260,00 TL tutarındaki parayı tanık M.E.’ye verdiği, tanık M.E.’nin de bu parayı sanık Deviş’ e uzattığı, sanık …’in bu paranın 250,00 TL’ sını alıp 10,00 TL’ sını bırakarak iş yerinden ayrıldığı, katılanın hemen polisi aradığı anlaşılmıştır.

2. Katılanın ihbarda bulunması üzerine olay yerine gelen polis memurlarına dava konusu olaya dair anlatımlarının yer aldığı 07.12.2020 tarihli tutanak dosya içerisinde mevcuttur.

3. Katılanın iş yerinin içerisinde giriş kısmına göre sağ tarafta yerde parke üzerinde kuru sıkı tabanca kovanı ele geçirilmiş olduğunun belirtildiği 07.12.2020 tarihli olay yeri inceleme raporu dosya içerisinde mevcuttur.

4. Sanığın suç tarihinde katılanın iş yerine doğru gittiği anlara ilişkin fotoğrafları içeren kamera çözümleme tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.

5. Sanığın olayda kullanmış olduğu kuru sıkı tabancayı polis memurlarına teslim ettiğine dair 08.12.2020 tarihli tutanak dosya içerisinde mevcuttur.

6. Tanıklar N.S. ve M.E.’nin olaya dair anlatımlarının katılan beyanları ile uyumlu olduğu görülmüştür.

7. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.

8. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın Yağma Kastının Bulunmadığına Yönelik;
Sanığın olay günü olan 07.12.2020 tarihinde saat 19.00 sıralarında katılan …’ in iş yerinde iken, katılanın çocuğuna mama parası vermeyi kabul etmemesi üzerine katılana tehdit içerikli sözler söyleyerek ve tabanca ile ateş ederek 250,00 TL tutarındaki parayı katılandan zorla aldığının dosyada mevcut delil niteliğindeki katılanın aşamalardaki değişmez beyanları, bunu destekleyen tanıklar N.S. ve M.E.’nin anlatımları, kamera çözümleme tutanağı ve olay yeri inceleme raporu ile anlaşılmış olduğundan sanığın eylemine uyan nitelikli yağma suçunun maddi ve manevi unsurlarıyla somut dava konusu olayda oluştuğunu kabul eden ve mahkumiyet kararı veren yerel mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. İndirim Sebeplerinin Göz Önünde Bulundurulmadığına Yönelik;
Yağma suçuna konu paranın değeri az kabul edildiğinden ilk derece mahkemesince bozma ilamı yerine getirilerek sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 150 inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanmak suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve 62 nci madde uygulanarak yine sanığın cezasından takdiri indirim yapıldığı anlaşılmıştır.

Dosya kapsamı, suçun konusu, eylemin niteliği ve mahiyeti gözetildiğinde sanığın lehine başkaca indirim maddesinin de uygulanamayacağı anlaşılmakla sanık hakkında kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Cezanın Fahiş Miktarda Olduğuna Yönelik;
Sanığın kastı, suç işleme şekli, suçu işlediği yer ve zaman göz önüne alındığında geceden sayılan zaman diliminde, silahla ve iş yerinde işlenen eylemde 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen nitelikli yağma suçunun birden fazla bendinin ihlal edilmesi nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezayı belirleyen yerel mahkeme uygulamasında da her hangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır

4. 168 inci Madde Açısından Değerlendirme Yapılmadığına Yönelik;
5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesine göre; etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için suçun tamamlanmasından sonra sanığın bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle kısmen veya tamamen gidermesi gerektiği dikkate alındığında; soruşturma ve kovuşturma aşamasında sanık tarafından pişmanlık iradesi gösterilmemiş ve her hangi bir iade yapılmamış olduğundan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilme şartlarının oluşmadığı anlaşılmış sanık müdafiinin bu husustaki itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2022/72 Esas, 2022/96 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden CMK’nın 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.