YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9403
KARAR NO : 2023/724
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2015 tarihli 2014/335 Esas, 2015/175 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 50 nci maddenin dördüncü fıkrası, birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 10.900,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddenin altıncı fıkrası uyarınca meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına karar verilmiştir.
2…. 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2015 tarihli 2014/335 Esas, 2015/175 Karar sayılı kararının sanıklar müdafiinin ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 28.06.2021 tarihli ve 2018/7533 Esas, 2021/5234 Karar sayılı kararı ile “Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 03.05.2012 tarihli raporuna göre; kayıtlı verilere göre kişinin ölümünün trafik kazasına bağlı el bileği ve kol kemik kırıklarıyla birlikte gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulünün gerektiği, trafik kazası ile kişinin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, 1930 doğumlu …’nün sanıklar tarafından yapılan takip ve tedavisinin tıp kurallarına uygun olduğu belirlendiği halde, mahkemece sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporunun oluşa uygun kabul edilmesi ve delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2021 tarihli 2021/545 Esas, 2021/848 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.11.2022 havale tarihli ve 2022/127479 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin süre tutum dilekçesi sunarak kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
Oluş ve dosya kapsamına uygun olan Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 03.05.2012 tarihli raporuna göre; kayıtlı verilere göre kişinin ölümünün trafik kazasına bağlı el bileği ve kol kemik kırıklarıyla birlikte gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulünün gerektiği, trafik kazası ile kişinin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, 1930 doğumlu …’nün sanıklar tarafından yapılan takip ve tedavisinin tıp kurallarına uygun olduğu belirlendiğinden yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan beyanlar neticesinde sanıkların müsnet suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, soyut iddia dışında cezalandırılmalarını gerektirir somut, yansız ve kesin delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi gereğince yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıkların üzerilerine atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
2.Yüksek … Şurasının 07-08/01/2010 tarihli raporunda, multitravmalı hastaya yaklaşım ilkelerinin uygulanmasında hastayı bir bütün olarak değerlendirmeyen, hastanın mevcut hemodinamik düzensizliğini ve batın hassasiyetini dikkate almayan Dr. …, Dr … ve Dr. …’in kusurlu oldukları, radyoloji uzmanında çekilen BBT grafisini değerlendirmede özensizliğin olduğu, ölüm nedeninin tam olarak tespiti için klasik otopsi yapılması gerekirken sadece ölü muayenesi ve hastane evraklarına göre ölüm nedenine karar veren hekimin de kusurlu olduğu belirtilmiştir.
3.Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalının 09.12.2013 tarihli raporunda, acil Servis hekimi Dr. …’in hasta …’nün çoklu organ yaralanmasına yönelik değerlendirmesini tam olarak yapmadığının görüldüğü, bununla birlikte kesin ölüm nedeni bilinmediğinden, Dr. …’in eksik bıraktığı batın veya göğüs yaralanmasına bağlı ölümün gerçekleştiğinin otopsi yapılmadan söylenemeyeceği, Dr. … ‘ın kafa travması nedeni ile hastayı değerlendirdiği, hasta kötüleştiği zaman da yanında olduğu, bölümü ile ilgili tetkik ve tedavilerini yaptığının görüldüğü, Dr. …’ın hastayı acil serviste değerlendirmediği, bu sırada başka bir hasta için ameliyatta olduğu, hasta kötüleştiği ve yoğun bakıma götürüldüğü sırada hayati tehlikenin olduğu bir durumda dirsek grafisi gibi hayati olmayan bir tetkiki yaptırdığının anlaşıldığı belirtilmiştir.
4.Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 03.05.2012 tarihli raporunda özetle; “29/11/2006 tarihinde … dışı trafik kazası sonucu yaralanarak kaldırıldığı … Devlet Hastanesinde tetkik ve tedavileri yapıldığı sırada aynı gün öldüğü bildirilen Memik kızı, 1930 doğumlu … hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler dikkate alındığında; her ne kadar radyoloji bilirkişi raporunda belirgin ödem ve kontüzyon bulguları izlendiği bildirilmiş ise de çekilen beyin tomografilerinin dosyada mevcut olmaması ve otopsi yapılarak iç organ değişimleri de araştırılmamış olduğu da dikkate alındığında beyin ödemi ve kontüzyonun tıbbi delilleri bulunamadığı, zamanında otopsi yapılarak iç organ değişimleri araştırılmamış olmakla birlikte tıbbi belgelerde kayıtlı verilere göre kişinin ölümünün trafik kazasına bağlı el bileği ve kol kemik kırıklarıyla birlikte gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği, trafik kazası ile kişinin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, 29/11/2006 tarihinde … dışı trafik kazasına maruz kalan …’nün götürüldüğü … Av. … … Devlet Hastanesinde saat 11:30 sıralarında pratisyen Hekim Dr. … tarafından muayenesinin yapıldığı, biyokimya, röntgen ve BBT tetkiki istendiği, batında defans rebaund espit edilmediği, ortopedi ve beyin cerrahisi uzmanı konsultasyonu istendiği, sağ el bileğinde parçalı deplase kırık, sol humerusta boyun ve diafiz segenter kırığı tespit edilerek ortopedi servisine yatırılarak alçıya alındığı Beyin Cerrahi Dr. … tarafından yapılan konsültasyonda kafa travması tespit edilmediği, hemoglobin, hemotokrit takibi yapıldığı, genel cerrahi konsultasyonu istendiği, serviste yapılan takibinde genel durum bozukluğu nedeniyle yoğun bakıma yatırılmasına karar verildiği, sağ dirsek grafisinin çekilmesine karar verildiği,bu sırada şuuru kapandığı, yapılan müdahaleye rağmen saat 17:00’de takip ve teşhis aşamasında iken kısa sürede vefat ettiği hususları dikkate alındığında, Memik kızı, 1930 doğumlu …’nün Pratisyen Hekim Dr. …, Ortopedi uzmanı Dr…. ve Beyin Cerrahi Uzmanı Dr. … tarafından yapılan takip ve tedavisinin tıp kurallarına uygun olduğu” belirtilmiştir.
5.Ölenin kızı olan … sanıklardan şikayetçi olup davaya katılmalarına karar verilmiştir.
6.Sanıklar savunmalarında kusurları olmadığını beyan etmiş olup, beraatlarını talep etmişlerdir.
IV. GEREKÇE
Dosya içeriğine göre, 1930 doğumlu …’nün … dışı trafik kazası geçirmesi nedeniyle 29.11.2006 günü saat 11:30 sıralarında, sanık …’in acilde görevli pratisyen hekim, sanık …’ın ortopedi uzmanı, temyiz dışı sanık … ’ın beyin cerrahi uzmanı olarak görev yaptıkları devlet hastanesi acil servisine getirildiği, acilde görevli pratisyen hekim sanık … tarafından imzalı saat 12:10’da yazılmış genel adli muayene formunda; genel durumu kötü, şuuru açık, koopere, multiple travmayla gelen hastanın grafilerinde sağ el bilek fraktürü (parçalı) ve sol omuz fraktürü mevcut olduğu, beyin cerrahi ve ortopedi konsültasyonu yapıldığı, hayati tehlikesinin şu an mevcut olmadığının yazılı olduğu, başka bir ameliyattan çıkan ortopedi uzmanı sanık …’ın ortopedi servisine yatışı yapılan hastayı 14:25 -14:30 civarında muayene ettiği, genel durum orta, şuur açık ve hafif bulanık, uyaranlara baktığı, tansiyon 90/60, solunum sistemi dinlemekle sibilan raller alındığı, hastanın hayati tehlikesinin olduğu, sağ el bileğinde ekimoz ve deformite olduğu, sol dirsekte ekimoz, sol humerus 1/3 üst ve omuzda ödem ve ekimoz, toraks ve pelvis grafisinin normal değerlendirildiği, sağ el parçalı kırığı, sol humerus 1/3’te ve collum segmenter kırığı olduğu, saat 15:20’de hastaya mayi takıldığı, hemogram alındığı, kan istendiği, ortopedi uzmanı sanık … tarafından beyin cerrahisi konsültasyonu istendiği, yatan hastada şuur bulanıklığı ve kusma olduğu, değerlendirilmesi ricasında bulunulduğu, Beyin Cerrahi Uzmanı sanık … tarafından ortopedi servisinde hastaya yapılan konsültasyonda; genel durum orta, şuur açık koopere ve pupiller izokorik, kafa, boyun ve lomber bölgede harici bulgu yok, 4 extremite hareketli BBT’de serebral atrofi olduğu, batında hassasiyet var gibi? Genel cerrahi konsültasyonu önerildiği, nöroşirürjikal yönden bir problem yoktur denildiği, saat 15:30’da hastanın sağ el bileğinin redükte edilerek alçıya alındığı, hastanın yoğun bakıma kaldırılmasına karar verildiği, saat 16:00’da acil röntgen masasında hastanın fenalaştığı, hastanın yoğun bakıma kaldırıldığı, entübe edildiği, solunum desteği yapıldığı, saat 16:30’da solunum desteğine devam edildiği, saat 17:00’de hastanın döndürülemeyerek ex olduğu olayda, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 03.05.2012 tarihli raporuna göre; kayıtlı verilere göre kişinin ölümünün trafik kazasına bağlı el bileği ve kol kemik kırıklarıyla birlikte gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulünün gerektiği, trafik kazası ile kişinin ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu,1930 doğumlu …’nün sanıklar tarafından yapılan takip ve tedavisinin tıp kurallarına uygun olduğu belirlenmiş olup sanıkların beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2021 tarihli 2021/545 Esas, 2021/848 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.