YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6680
KARAR NO : 2023/665
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekilinin 07.09.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığını, yapılan yargılama sonunda 2 yıl hapis cezasına mahkum edildiğini, 12.07.2010 tarihinden sonra 1 yıl 3 ay 10 gün açık ceza infaz kurumunda, 2 ay da devlet hastanesinde denetimli serbestlik tedbiri uygulandığını, usulsüz tebliğ nedeniyle temyiz hakkını kullanmadığını, bu nedenle dosyanın Yargıtay incelemesi ile davacı lehine bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini, haksız olarak hükümlü kaldığı günler için 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 20.09.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, dava dilekçesinde eksiklikler olduğundan dilekçenin reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat isteme şartlarının oluşmadığını, davacının kendi eylem ve kusurları ile tutuklanmasına sebebiyet verdiğinden tazminata hükmedilmemesi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, öne sürmüştür.
3…. 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2017 tarihli ve 2017/504 Esas, 2017/498 Karar sayılı kararı ile davanın süresinde açılmadığından reddine karar verilmiştir.
4…. Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 02.11.2018 tarihli ve 2017/4192 Esas, 2018/2190 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddini talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz istemi;
İstinaf Mahkemesinin verdiği kararın eksik inceleme sonucunda usul ve yasaya aykırı olduğuna, talepleri gereğince uzman bilirkişi raporunun alınması gerektiğine, müvekkilinin temyiz hakkı elinden alındığından kanuna aykırı olarak ceza evinde kaldığına, bu nedenle hakkında tazminata hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/840 Esas – 2015/799 Karar sayılı dava dosyasında, davacının resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığı, yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine hükmedilip cezasını infaz ettiğini, ancak verilen mahkumiyet kararının usulsüz tebliğ edildiğinden Yargıtay incelemesi ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.12.2015 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesine Kanununa tabi olduğu, davacı hakkında mahsup kararı bulunmadığı, başkaca tazminat davası açılmadığı, 5271 sayılı Kanun142 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, dava dosyası incelendiğinde tazminat davasına dayanak teşkil eden beraat hükmünün sanık yönünden 02.12.2015 tarihinde kesinleştiğinin, karar duruşmasında kararın sanığın müdafisinin yüzüne açıklandığı, kararda tazminat hakkının usulüne uygun olarak açıklanmaması nedeniyle 3 aylık sürenin esas alınamayacağının, davanın ise kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık sürenin geçirilerek davanın 06.09.2017 tarihinde açıldığı, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin yerleşmiş içtihatlarından da anlaşılacağı üzere yasal bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/840 Esas – 2015/799 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilip 12.07.2010-21.10.2011 tarihleri arasında hükümlü olarak mahkumiyetinin infaz edildiği, usulsüz tebliğ nedeni ile yeniden yapılan yargılama yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 02.12.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan davanın tutuklanma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesine Kanununa tabi olduğu anlaşılmıştır.
Davacının Temyiz Talebi Yönünden;
Davanın kabulü gerektiğine ilişkin talebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasındaki “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.” şeklindeki düzenlemeye göre; davacının resmi belgede sahtecilik suçundan bozma üzerine beraat hükmü verildiği, beraat hükmünün ise 02.12.2015 tarihinde kesinleştiği, davacının tazminat davasını hak düşürücü bir yıllık süreden sonra 07.09.2017 tarihinde açtığından davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, davacı vekilinin bilirkişi raporunun alınması gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine dair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 02.11.2018 tarihli ve 2017/4192 Esas, 2018/2190 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.