YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1224
KARAR NO : 2022/15275
KARAR TARİHİ : 23.11.2022
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Av. … tarafından, davalılar … ve … aleyhine 24/05/2017 gününde verilen dilekçe ile; muvazaa hukuksal nedenine dayalı dava konusu Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün 2016/4560 esas sayılı takip ve maaş haciz konusunda cebri icra yapabilme yetkisi verilmesi istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; da dair verilen 16/03/2018 günlü kararın istinaf incelemesinde; davalı … vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine dair verilen 09/01/2019 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalı …’ın davacıya keşide ederek teslim ettiği 19/02/2014 tanzim, 20/06/2016 vade tarihli 90.000 TL tutarlı senedi vadesinde ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine Adana 11. İcra Müdürlüğünün 2016/9178 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ve açılan takibin kesinleştiğini ancak sözü edilen takip dosyasından yapılan icra işlemleri sonucunda borçlunun menkul ve gayrımenkul malları ile 3. kişilerde hak ve alacaklarına rastlanılmadığını, sonrasında yaptıkları araştırmada davalılardan … tarafından diğer davalı … aleyhine Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün 2016/4560 Esas sayılı takip dosyası ile 18/07/2016 tarihinde toplam 66.300 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını ve borcun sebebi olarak para alacağı gösterildiğini, bu 2. takip tarihinden bir gün sonra davalı …’in ödeme emrini icra dairesine giderek bizzat tebliğ aldığını ve yine aynı tarihte icra dairesinden borca herhangi bir itirazının olmadığını, yasal sürelerden feragat ettiğini, çalışmakta olduğu işyerine maaş haczi gönderilmesini talep ettiğini böylece davalı …’in maaşına davalılar arasında başlatılan bu 2. takip dosyasından 1. sıradan haciz konulduğunu, davalılar … ile …’ın muvazaalı olarak takip başlattığını ve bu takip nedeniyle borçlunun maaşına 1. sırada haciz konulduğunu bu nedenle kendisinin alacaklı olduğu icra dosyasındaki haciz işleminin 2. sıraya uygulanabildiğini, yapılan ilk haczin muvazaalı olduğunu belirterek Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün 2016/4560 esas sayılı dosyasındaki takip ile bu taki dosyası üzerinden davalı borçlu …’ın maaşı üzerine konulan 1. sıradaki haciz işlemine ilişkin tasarrufların İİK’nın 277 ve devamı maddeleri ile TBK’nın 19 maddesi gereğince iptaline, Adana 11. İcra Müdürlüğünün 2016/9178 esas sayılı icra takibine konu müvekkil alacağı nedeniyle dava konusu Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün 2016/4560 esas sayılı takip ve maaş haciz konusunda cebri icra yapabilme yetkisi verilmesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı … davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili; …’ın memuriyetten önce veya memuriyet sırasında inşaat işi ile uğraştığını, bu nedenle ticari iş yaptığı müvekkilinden borç parayı aldığını, sıra cetveline itiraz şeklindeki tasarrufun iptali davalarında ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davalılar arasındaki icra takibinin dayanağının yalnızca para alacağı olarak gösterildiği, herhangi bir belgeye dayanmadığı,davalı borçlunun takip dosyasındaki tebligatları PTT’ye giderek ve elden tebliğ aldığını, sürelerden feragat ettiğini, maaşına haciz konulmasını talep ettiğini bildirmesinin olağan davranışlar olmadığını belirterek davacının alacağının dayandığı senedin şekil unsurlarının tam olması, alacağın geçerli olması,iptali talep edilen takibin alacağın doğumundan sonra başlatılmış ve geçici aciz vesikasının sunulmuş olması ile tüm dosya kapsamından davalılar arasındaki takibin muvazaalı olduğunun anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kabulüyle, davalılar arasındaki Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün 2016/4560 esas sayılı icra takibinin Adana 11. İcra Müdürlüğünün 2016/9178 esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile birlikte sınırlı olmak üzere iptaline, borçlunun maaşı üzerinden yapılan haciz nedeniyle davacıya haciz ve cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı … vekilinin istinaf başvurusu üzerine; bölge adliye mahkemesince; başkasına borcu bulunan, kendisi hakkında daha öncesinden yapılan bir icra takibinden haberdar olan davalı borçlunun iki gün içinde hakkında açılan takibi kesinleştirerek maaşına haciz konulmasına muvafakat etmesinin yapılan takibin muvazalı olduğuna dair karine teşkil etiğini, davalının, davalı … ile arasındaki alacağın geçmişe yönelik olarak her zaman gösterilmesinin mümkün olduğu, davalıların aralarındaki borç alacak ilişkisini senet dışındaki bir belge ile kanıtlayamadıkları gerekçesiyle yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 5.079,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 23/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.