YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4673
KARAR NO : 2009/5861
KARAR TARİHİ : 06.04.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 106 ada 121 parsel sayılı 4353,52 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 07.02.1994 tarih 6 numaralı tapu kaydına dayanılarak davacı … adına tespit edilmiştir. Davacı taşınmazın 6360 m2 yüzölçümünde olduğunu kadastro sırasında eksik yazıldığını ve eksik olan kısmın 797 numaralı orman parseli içinde kaldığını, bu parsel içinde kalan 1977 m2’lik kısmın adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 106 ada 121 numaralı parselin tespit gibi aynı vasıf ve yüzölçümü ile davacı … adına tapuya tesciline karar …; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede tespit tarihinden önce 1990 yılında yapılan ve 05.09.1990 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yukarıada köyünde 2005 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli taşınmaz için kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi hükmü uyarınca, taşınmazın içinde bulunduğu alanın, 106 ada 797 parsel numarası altında, orman niteliği ile tapu kütüğüne aktarıldığı anlaşılmaktadır.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 Sayılı Yasanın 26.maddesine göre mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması gerekir (H.G.K. 28.11.2007 gün ve 2007/20-909-891).
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde; bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmediğinden, davanın genel mahkemede görülmesi gerekmektedir. Mahkemece dosyanın görevsizlik kararı ile genel mahkemeye gönderilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 06/04/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.