Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/3839 E. 2023/15510 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3839
KARAR NO : 2023/15510
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemes
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, delillerin değerlendirilmesine hataya düşüldüğüne, vesaire ilişkindir

III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın, kullanımında olan aracı şüphe üzerine durduran katılan polis memuruna yönelik, “Hayırdır burası bizim mahallemiz, tepe lambanı söndür ondan sonra benden kimlik iste, bizi mahalleye rezil ettin, biz terörist miyiz, polisliği sizden daha iyi biliyorum lan. ” diyerek hakaret ettiğinin, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanı, tanık …’nın anlatımı, 26.11.2014 tarihli olay tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda, sanığın katılana söylediği iddia ve kabul edilen “Hayırdır burası bizim mahallemiz, tepe lambanı söndür ondan sonra benden kimlik iste, bizi mahalleye rezil ettin, biz terörist miyiz, polisliği sizden daha iyi biliyorum lan. “şeklindeki sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp nezaket sınırlarını aşan kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
Sanığın hakaret içeren sözlerini aleni yerlerden olan, karayolu üzerinde söylemesine karşın; 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesi dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.