Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/17743 E. 2023/2145 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17743
KARAR NO : 2023/2145
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca iftira suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2. Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası,

53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca iki kez 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; sübuta ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın yönlendirmesi ile …’in katılanların elinden çıkmış gibi tehdit içerikli yazılar yazarak kendi evlerinin kapısına iliştirdikleri, daha sonra da müştekilerin kendilerini tehdit ettikleri iddiasıyla resmi ve yetkili mercie suç ihbarında bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Katılanlar hakkında tehdit suçundan 14.09.2015 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

3. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 26.02.2015 tarihli ekspertiz raporunda, söz konusu tehdit iddiasına ilişkin not kağıtlarındaki yazıların …’in elinden çıktığı kuvvetle mümkün ve muhtemel olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
4. … 03.03.2015 tarihli müdafili kolluk savunmasında; söz konusu tehdit iddiasına ilişkin notları kaynı olan sanığın yönlendirmesi ile yazdığını, sonrasında bu notları kolluğa teslim ederek şikayetçi olduklarını beyan etmiştir. Duruşma sırasında alınan beyanında da kolluk beyanını tekrar ettiğini beyan etmiştir.
5. Sanık savunmalarında, suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
6. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında katılan …’ye karşı iftira suçundan kurulan hüküm yönünden;
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Bu itibarla; sanığın yukarıda açıklanan şekilde suçsuz olduğunu bildiği katılanlara hukuka aykırı bir fiil isnat ederek soruşturma başlatılmasına sebep olduğu ve iddialarının gerçeği yansıtmadığının anlaşılması karşısında, sanığa yüklenen eylemin iftira suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış ve sanık müdafiinin aşağıdaki hususlar dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Sanığın tekerrüre esas alınan Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2009 tarihli ve 2008/246 Esas, 2009/423 Karar sayılı kararı ile tayin edilen hapis cezasından çevrili 2.000,00 TL adli para cezasının 01.10.2010 tarihinde infaz edildiği ve 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereği belirlenen infaz tarihinden itibaren 3 yıllık sürenin dolduğu dikkate alındığında tekerrüre esas olamayacağı ve başkaca tekerrüre esas ilamının bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş olup, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

3. İşlemediğini bildiği halde, yetkili makamlara farklı tarihlerde katılan hakkında farklı şikayetler ile aynı suçu tek mağdura karşı birden fazla işleyen sanığın cezasında, zincirleme suç hükümlerine göre 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince artırım yapılmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
B. Sanık hakkında katılan …’e karşı iftira suçundan kurulan hüküm yönünden;
1. Katılan … hakkında sanığın ve sanığın azmettirdiği kabul edilen hakkında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilen …’nın iftira suçuna sebep olacak şekilde suçlayıcı beyanı bulunmadığı ve sanığın katılan …’e yönelik bir eylemi bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında iftira suçundan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabul ve uygulamaya göre de;
a. İddianamede sanık hakkında bir kez 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması talep edildiği halde 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, sanık hakkında ikinci kez 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
b. Sanığın tekerrüre esas alınan Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.05.2009 tarihli ve 2008/246 Esas, 2009/423 Karar sayılı kararı ile tayin edilen hapis cezasından çevrili 2.000,00 TL adli para cezasının 01.10.2010 tarihinde infaz edildiği ve 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereği belirlenen infaz tarihinden itibaren 3 yıllık sürenin dolduğu dikkate alındığında tekerrüre esas olamayacağı ve başkaca tekerrüre esas ilamının bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık hakkında katılan …’ye karşı iftira suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (A-2) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının tekerrüre dair kısmının çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Sanık hakkında katılan …’e karşı iftira suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.