YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2682
KARAR NO : 2009/5577
KARAR TARİHİ : 01.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil, elatmanın önlenmesi ve yıkım davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1958 yılında yapılan kadastro sırasında, … 3 parsel sayılı 4.150 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Nisan 1945 tarih 115 ve Mayıs 1946 tarih 16 sıra nolu tapu kayıtları uygulanarak tarla niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit edilmiştir. Hazinenin itirazı üzerine hükmen 3.365 m2 olarak … ve ortakları adlarına tescil edilmiş, satış yoluyla … ’e geçmiştir. Tapu malikinin talebi üzerine 02.10.1998 tarihli değişiklik beyannamesi ile orman olan bölümü ayrılarak 9 ada 2 ve 3 parsellere ifraz edilmiştir. 29 ada 3 parsel sayılı 3.078 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satış yoluyla davalılar … ve ortaklarına geçmiştir.
Davacı … Yönetimi; … 29 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, davalıların el atmalarının önlenmesi ve üzerindeki yapıların yıkımı (kal’i) istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokili raporda yeşil renk ile boyanarak işaretlenen 116,64 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalıların el atmalarının önlenmesine ve üzerindeki yapı ile eklentilerin yıkımına (kal’ine) karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil, el atmanın önlenmesi ve yıkım niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp, 04.01.1938 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp 04.11.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2. madde uygulaması, 29.12.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Tüm dosya kapsamından, Orman Yönetiminin kesinleşen orman kadastrosuna göre dava açtığı ve mahkemece yapılan keşifte, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden,nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılacağı, sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre inceleneceği, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınacağı” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak yaptığı uygulama sonucu, aplikasyon hattının memleket haritasındaki bulgularla desteklendiği, buna göre çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda yeşil renk ile işaretlenen 116,64 m2 yüzölçümlü bölümünün orman tahdidi içinde kaldığı, 1958 yılında bu durum gözönünde bulundurulmadan arazi kadastro ekiplerince taşınmazın hata ile ikinci kere kadastrosunun yapılıp yeniden yolsuz olarak (T.M.Y. 1025) tapuya tescil edildiği, ancak 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. Maddesi hükmüne göre ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı, T.M.Y.’nın 1026 (İsviçre M.Y. 976) maddesi gereğince herhangi bir süreye bağlı kalmaksızın iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. Maddesi hükümlerinin uygulama olanağının bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının malikine davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıçtan itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai), mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhavi), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda Türk Medeni Yasasının 1023 (T.M.Y 931, İsviçre M.Y 974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek yazılı olduğu gibi karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 01/04/2009 günü oybirliği ile karar verildi.