Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/3329 E. 2023/2079 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3329
KARAR NO : 2023/2079
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığını ihlali ve katılan … Balabana yönelik farklı tarihlerdeki eylemi nedeniyle 2 kez tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 116 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü ve 54 üncü

maddeleri uyarınca, sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesi, 17.02.2016 tarihli kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan ve sanık … hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Sanık … hakkında aynı eylemi nedeniyle mala zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan dava açıldığı için 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri uyarınca sadece daha ağır cezayı gerektiren genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün ertelenmesine, katılan …’a yönelik 02.02.2015 tarihli eyleminden ötürü mesajla tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün ertelenmesine, katılan …’a yönelik 27.02.2015 tarihli eylemi nedeniyle tehdit suçundan 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ün temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.
2. Katılan … vekilinin temyiz isteği; sanık … hakkında iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, mala zarar verme suçundan ayrıca ceza verilmesi gerektiğine, sanık … hakkında lehe hükümlerin uygulanmaması, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması ve hükümlerin ertelenmemesi gerektiğine, sanık … hakkında tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’ın 02.02.2015 tarihinde katılana iddianamede belirtildiği şekilde mesaj atmak suretiyle tehdit ettiği, aynı gün katılana ait 5 katlı kaba inşaat halindeki binaya gidip tüfekle 21 el ateş ederek katılanın binasına, arabasına zarar verdiği, tel örgüyle çevrili inşaat alanına girdiği, 27.02.2015 tarihinde sanık …’ın, sanık …’nın yardımı ile katılanın uğradığı … Derneğine giderek katılan hakkında gıyabında iddianamede belirtildiği şekilde tehditte bulunduğu, bu suretle sanık …’ın attığı mesajla tehdit, iş yerine girmesi ile iş yeri dokunulmazlığını ihlal, tüfekle ateş etmesi nedeniyle genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, tüfekle katılanın binasına ve arabasına zarar vermesi nedeniyle mala zarar verme, … Derneğindeki ifadeleri nedeniyle ikinci kez tehdit suçlarını, sanık …’nın sanık …’ı … Derneğine götürmesi nedeniyle tehdit suçuna yardım suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Olayın ihbarına, sanığın olay yerinde yanında suça konu tüfekle birlikte yakalandığına, boş kartuşların bulunduğuna dair kolluk tarafından 02.02.2015 tarihli Olay Yakalama Muhafaza Altına Alma Teslim Tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.
3. Olay yerinde yapılan incelemelere, olay krokisine, zararların tespitine ilişkin Olay Yeri İnceleme Raporları düzenlendiği anlaşılmıştır.
4. Sanığın mesajla katılanı tehdit ettiğine ilişkin telefon ekran görüntülerinin dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.

5. Sanığın katılana yönelik 27.02.2015 tarihinde gerçekleştirdiği tehdit eylemine ilişkin güvenlik kamera görüntülerinin dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
6. Sanığın 02.02.2015 tarihinde katılanın binasına, ofisine ve arabasına zarar vermesi ile ilgili görüntülerin yer aldığı CD’lerin dosya arasına konulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilmesi gerektiği yönündeki temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hüküm yönünden
Dava dosyası kapsamına göre inşaat şantiyesi niteliğindeki katılana ait olan ve olay tarihi itibariyle yapım işlemleri devam eden inşaat alanına girilmesi eyleminde, inşaat alanı iş yeri olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmakla, iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağından sonuç itibariyle sanık hakkında atılı suçtan kurulan beraat kararının doğru olduğu gözetilerek katılan vekilinin sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi reddedilmiştir.
3.Sanık … hakkında 27.02.2015 tarihli eylemi nedeniyle tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden
Olayın meydana geldiği derneğe ait lokalin güvenlik kamera görüntüleri, tanıklar D.K. ve S.Ç.’nin aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanları ve tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık …’ün somut bir nedene dayanmayan temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
4.Sanık … hakkında 02.02.2015 tarihli tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçları yönünden
a. Sanığın ikrara yönelik savunmaları, katılanın aşamalardaki beyanları, Olay ve Olgular bölümünün ikinci, üçüncü, altıncı bentlerinde belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre, katılan ile aralarında olay öncesine dayalı husumet bulunan sanığın, katılanı korkutmak için, katılana ait inşaat halindeki binaya, katılanın ofisi ve aracına suça konu tüfek ile doğru ateş etmesi şeklindeki eyleminin belli kişiye karşı olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine uyan silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması,
b. Yukarıda (a) bendinde belirtilen bozma nedenine göre, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında 02.02.2015 tarihinde kısa zaman aralıkları ile katılana mesaj atarak ve katılanın binasına, ofisine ve aracına tüfekle ateş ederek katılanı tehdit etmesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin; sanığın tehdit suçunu aynı kişiye karşı hukuki anlamda tek bir fiil ile birden fazla kez işlenmesi nedeniyle, zincirleme suç hükümleri gereği tehdit suçundan bir kez ceza verilip, bu cezanın 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırılması gerekirken, yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve tehdit suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi,
c. Ayrıntısı (a) bendinde belirtildiği üzere sanığın eylemi silahla tehdit suçunu oluşturmaktadır. Bunun yanında sanığın eylemi neticesinde katılanın arabasına ve ofisine zarar verilmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ayrıca mala zarar verme suçundan da hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca daha ağır cezayı gerektirdiği için sanık hakkında sadece genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün birinci, ikinci ve üçüncü bentlerinde açıklanan nedenlerle Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/466 Esas, 2016/128 Karar sayılı sanık … hakkında tehdit ve sanık … hakkında 27.02.2015 tarihli eylemi nedeniyle tehdit ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan kararında katılan vekili ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık …’ün temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Gerekçe bölümünün dördüncü bendinde açıklanan nedenlerle Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/466 Esas, 2016/128 Karar sayılı sanık … hakkında genel güvenliği kasten tehlikeye sokma ve 02.02.2015 tarihli eylemi nedeniyle tehdit suçlarından kurulan kararına yönelik katılan vekili ve sanık …’ün temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.