Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2022/13455 E. 2023/1946 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13455
KARAR NO : 2023/1946
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalılar … ve … hakkında açılan dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davalılar … ve … hakkında açılan dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı idare ve bir kısım davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve bir kısım davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli ili, … ilçesi, … Mahallesi 3459 ada 9 parsel sayılı taşınmazda yer alan bağımsız bölümlerin kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Bir kısım davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davacı idare arasında yapılan uzlaşma görüşmelerinde anlaşma sağlandığını, ancak daha sonra hiçbir gerekçe gösterilmeksizin varılan uzlaşmadan vazgeçilerek daha düşük bedellerin teklif edildiğini, davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın davacı idare olduğu, aynı binada oturdukları kat maliklerini ile uzlaşılan tutarlar dikkate alındığında son teklif edilen bedellerin düşük olduğunun anlaşılacağını belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar … ve … hakkında açılan dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkında açılan davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılara ilk karar doğrultusunda fazladan ödenen bedellerin davanın açıldığı tarihten dört ay sonrasından karar tarihine kadar işleyen yasal faizlerinin 05.03.2018 tarihinde ödendiğini, ancak ödenen yasal faizlerin iadesine dair hüküm kurulmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, emsal üzerinde yer alan yapının sınıfının ve yıpranma oranının hatalı belirlendiğini, böylece yapı değerinin yüksek hesaplandığını ileri sürmüştür.

2. Bir kısım davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, dosya kapsamında birbirinden farklı dört bilirkişi raporu bulunduğunu ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, dava aşamasında diğer iki davalı ile yapılan anlaşmanın emsal alınması gerektiğini, davacı idare tarafından uzlaşma görüşmelerinde teklif edilen bedelden daha sonra hiçbir gerekçe gösterilmeksizin vazgeçildiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın özelliklerinin puanlanması suretiyle bulunan değer üzerinden taşınmazın değerinin tespit edildiği, taşınmazın zemin metrekare birim fiyatının dava tarihi olan 15.07.2016 tarihi itibarıyla 1.500,00 TL/m² olarak belirlendiği, taşınmazın zemini için belirlenen 1.500,00 TL/m² bedelinin taşınmazın bulunduğu konumla uyumlu olduğu, zira aynı ada içerisinde yer alan 3459 ada 5 parsel sayılı taşınmazın zemin bedelinin de 05.08.2016 tarihi itibarıyla 1.500,00 TL/m² olarak tespit edildiği, bu kararın Dairenin ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşıldığından, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun denetime açık, ayrıntılı, hüküm kurmak için yeterli olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda %10 oranında makul bir indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Bir kısım davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası, 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı idare tarafından ilk karar doğrultusunda fazla depo edilen bedel ile bu bedele ait dava tarihinden itibaren dört ay sonrasından karar tarihine kadar işleyen yasal faizlerin, davalılar tarafından bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş olan mevduat faiziyle birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tavzih kararı ile birlikte davalılara ödeme yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya iadesine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Bir kısım davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 25.01.2021 tarihli tavzih şerhi ile değiştirilen (4) numaralı bendinde yer alan “ödeme yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine “davalılar tarafından bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı … vd.’den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.