Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/927 E. 2007/4273 K. 30.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/927
KARAR NO : 2007/4273
KARAR TARİHİ : 30.04.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali- karşı dava menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili, müvekkillerinin banka nezdinde bulunan mevduat hesabına işletilen faiz tutarından, Bankalar Kanunu ve Mevzuatı’na aykırı kesinti yapıldığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacıların mevduatına yüksek faiz uygulanan dönemde bankanın müzayaka halinde olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiş, karşı davası ile icra takibinde talep olunan 3.581.623.651.-TL. ile borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı bankanın kendisince ilan edilen faiz oranlarına göre, davacılar hesabına faiz işletilmesinin ahde vefa gereği zorunlu olduğu ve bankanın müzayaka halinden davacıların sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı bankanın ülkemizde yaşanan ekonomik kriz döneminde (22.02.2001-14.03.2001) mevcut hesaplardaki paranın çekilişini önlemek ve taahhütlerini yerine getirerek bankacılık faaliyetini sürdürebilmek için yüksek faiz uygulamak zorunda kaldığı ve olayda müzayakanın maddi ve manevi koşullarının oluştuğu, dosya içerisindeki deliller, davalı banka ile başkaca mevduat sahipleri arasında görülen benzer davalarda alınan bilirkişi raporları ve kesinleşen mahkeme kararları ile anlaşılmaktadır.
Olayda edimler arasında açık nispetsizlik bulunduğu ve bu durumun bankanın müzayaka halinden faydalanmak suretiyle oluşturulduğu, taraflar arasındaki fahiş ve ahlaka da uygun görülmeyecek faiz oranlarını öngören ve B.K.nun 19. maddesine aykırı olan sözleşme çerçevesinde işlem yapılmasını istemenin Yüksek Hukuk Genel Kurulu’nun 07.02.2007 tarih ve 63-52 sayılı kararında da belirtildiği gibi M.K.nun 2. maddesine de uygun düşmeyeceği anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca, mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve delil takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı-karşı davacı banka yararına BOZULMASINA, 30.04.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Davalı bankanın müzayakasından söz edilemeyeceği ve gabinin unsurları oluşmadığından hükmün onanması görüşündeyim.