YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13353
KARAR NO : 2023/2077
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/220 E., 2018/35 K.
SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2013 tarihli ve 2011/110 Esas, 2013/19 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi,52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca iki kez 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2013 tarihli ve 2011/110 Esas, 2013/19 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.10.2017 tarihli ve 2017/1790 Esas, 2017/21203 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün onanmasına, güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün sanığın eyleminin kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturması nedeniyle bozulmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin ise sanığın eylemlerinin kül halinde zincirleme şekilde kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2018 tarihli ve 2017/220 Esas, 2018/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın kazanılmış hakkının hakkının korunması suretiyle 5 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği mahkumiyet hükümlerini temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nın, 24.08.2011 tarihinde Ramazan Acar adına düzenlenmiş ancak üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ve aslı ele geçirilemeyen sahte sürücü belgesi ile katılan …’dan 52 FK 343 plaka sayılı aracı kiralayıp kira sözleşmesini Ramazan Acar adına imzaladığı, sonrasında ise katılan …’ın kimlik bilgileri ile düzenlenmiş ancak üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ve aslı ele geçirilemeyen sahte sürücü belgesi ile suça konu aracı katılan …’e satıp 29.08.2011 tarihinde oto satış sözleşmesini, 05.09.2011 tarihinde ise noter araç satış sözleşmesini katılan … adına imzaladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.
3. Katılan … ifadesinde suç tarihinde sanığın, kendisini Ramazan Acar olarak tanıtarak araç kiraladığını, kiralama sözleşmesinin süresi dolmasına rağmen aracı teslim etmediğini, emniyete başvurduğunda aracın başka bir şahıs adına tescil edildiğini öğrendiğini beyan etmiştir.
4. Mahkemece sanığın, sahte sürücü belgesi ile katılan …’dan suça konu aracı kiralaması suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, Ramazan Acar adına araç kiralama sözleşmesi ve … adına oto satış sözleşmesi ile noter satış sözleşmesini imzalaması suretiyle de zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuş, suçun işleniş biçimi, suç sebep ve saiki ile sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın ikrar içeren savunması, katılanların beyanı, tanık anlatımı, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine karar veren mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2018 tarihli ve 2017/220 Esas, 2018/35 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.