Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/11790 E. 2007/4234 K. 27.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11790
KARAR NO : 2007/4234
KARAR TARİHİ : 27.04.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki aracın yenisi ile değiştirilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü

– K A R A R –

Davacı vekili,davalılardan …nce ithal edilen aracın müvekkilince diğer davalı … Ltd.Şti’nden satın alındığını ancak sürekli şekilde arızalar çıkması üzerine bütün bakımlarının müvekkilince davalı … Ltd.Şti’ne yaptırılmış olmasına rağmen arızaların giderilemediğini, araçta imalat hatası olup garanti süresinin halen dolmadığını belirterek, aracın bedelsiz olarak yenisiyle değiştirilmesini aksi halde satış bedeli 29.501.030.000.TL’nin satış tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalıların ithalatçı ve satıcı olmaları nedeniyle davacıya karşı sorumlu bulundukları gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu aracın tüm masrafları davalılara ait olmak üzere yenisi ile değiştirilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalılar vekilleri, hükme esas alınan 18.5.2006 tarihli bilirkişi raporuna yönelik itirazlarında, raporun kendi içinde çelişkili olduğunu, somut olayda Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığını, aracın tamiri için azami sürenin aşılmadığını belirterek itirazlarını değerlendirecek yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasını istemişlerdir. Gerçekten, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunun ikinci sayfasında “araç üzerinde arızaya rastlanmadığı” belirtilmesine rağmen “değerlendirme” kısmında “aracın ayıplı olduğu” açıklanmıştır. Kendi içinde çelişkili olan böyle bir raporun hükme esas alınması doğru değildir.
Bu durumda mahkemece tarafların tacir olmaları nedeniyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında kanunun somut olayda uygulanamayacağı gözetilerek TTK.nun ve BK.nun ayıba ilişkin hükümleri çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak konusunda uzman kişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden itirazları da karşılayacak biçimde ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.