Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/10393 E. 2007/2646 K. 16.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10393
KARAR NO : 2007/2646
KARAR TARİHİ : 16.03.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan Bayındırbank A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı şirketin davalı bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak müvekkilince toplam 80.000.000.000 TL bedelli dört adet çekin keşide edilerek bankaya teslim edildiğini ve ilk çeke mahsuben 8.000.000.000 TL tutarında ödemenin de yapılmış olmasına rağmen bankanın bu ödemeyi gözetmeyerek dört adet çek bedeli üzerinden müvekkili aleyhine takip başlattığını, takip sırasında da müvekkilince ödemeler yapılmış ise de faizleriyle birlikte diğer davalının 66.252.345.009 TL’ yi davalı bankaya ödeyerek alacağı temlik ettiğini ve bu davalının da dosyanın tamamı üzerinden işlem yaptığını belirterek takip tarihinden önce ödenen 8.000.000.000 TL’ lik kısım nedeniyle müvekkilinin anılan bedel kadar davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davaya konu talebin temlik alacaklısı davalı …’ ı ilgilendirdiğini ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, davacı yanın 15.000.000.000 TL tutarlı çeke mahsuben takip tarihinden önce 8.000.000.000 TL’ lik ödemesi nedeniyle takip dosyasındaki ana para ve çek kapsamında 8.000.000.000 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu alacağın davadan önce Bayındırbank A.Ş. tarafından diğer davalıya temlik edildiği ve davacının icra dosyası sebebiyle bundan haberdar olduğu anlaşıldığından davanın temlik alan aleyhine açılması gerekirken temlik edenin de davalı gösterilmesi ve yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.