Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/474 E. 2023/2118 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/474
KARAR NO : 2023/2118
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Birden fazla kişi tarafından birlikte silahla tehdit, Hakkı olmayan yere tecavüz, Hakaret, Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Hakkı olmayan yere tecavüz ve hakaret suçlarından beraat, tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kasten yaralama suçundan mahkumiyet

Davaya katılma talebinde bulunan sanık … ‘nun vermiş olduğu süre tutum dilekçesinin katılan sanık sıfatıyla imzaladığı dolayısıyla lehe aleyhe tüm hükümleri temyize getirdiği kabul edilmekle;
Köy tüzel kişiliğine ait köy yoluna tecavüz fiilinden açılan davada suçtan doğrudan zarar görmeyen … davaya müdahil olarak katılamayacağı gibi müdahilliğine karar verilmiş olmasının da hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceği tespit edilmiştir.
Sanıklar … ve … hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir.
Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan doğrudan verilen adli para cezasının kesin nitelikte olduğu ve temyizinin kabil olmadığı sanığın hakkında verilen söz konusu kesin kararları temyiz etmesi üzerine mahallinde bu hususun değerlendirilip ek karar ile temyiz talebinin reddine kararı verildiği, red kararının da temyiz edilmediği tespit edilmiştir.
Dairemizin tevdii kararı üzerine gerekçeli kararın şikayetçi Maliye Hazinesi ve …’na tebliğ edildiği, gerekçeli kararın tebliği üzerine Maliye Hazinesi vekili ve … vekilinin hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından şikayetçi kurumların 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek suçtan zarar gören ve katılma talebinde bulunan Maliye Hazinesi ve …’nın 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesi uyarınca davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Sanıklar … ve … hakkında kurulan hakkı olmayan yere tecavüz suçundan ve sanık … hakkında hakaret suçundan verilen hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hakkı olmayan yere tecavüz suçundan Maliye Hazinesi ve …’nın hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, Hakaret suçundan temyiz eden …’nun hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2015 tarihli iddianamesiyle sanıklar … ve … hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin ikinci fıkrası ,hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinini ikinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca ,sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve (c) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli kararı ile sanıklar … ve Cennet Cemile Avcı hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan,sanık … hakkında hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları , sanıklar … ve … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hükümlerin açıklanmasını geri bırakılmasına karar verilmiş, sanık … hakkında Kasten yaralamaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca iki kez 1.680,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan sanık …’nun temyiz istemi bir nedene dayanmamaktadır.
2. Maliye Hazinesi vekilinin temyiz istemi keşif yapılmadan eksik araştırmayla karar verildiğine, sanıkların suça konu yolun kullanımını engellediklerine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna vesaireye ilişkindir.
3. … vekilinin temyiz istemi kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hiçbir araştırma ve keşif yapılmadan eksik araştırmayla karar verildiğine vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay sanıklar … ve …’nın kendilerine ait taşınmazın yanında bulunan köy halkına ait olan yolu kullanmak isteyen sanıklar Ahmet Değirmencioğlu ve …’nun önüne geçip köy yolunun kullanımına engel oldukları ve “geçerseniz öldürürüz”,”or.spu çocuğu,şerefsiz,anasını avradını sinkaf edeyim” şeklinde hakaret ve tehdit ettikleri, bunun üzerine sanık … ve …’nun bulundukları traktörden inerek balta ve sopa ile sanıklar … ve …’nın üzerlerine yürüdükleri iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Köy tüzel kişiliğine ait köy yoluna tecavüz fiilinden açılan davada suçtan doğrudan zarar görmeyen … davaya müdahil olarak katılamayacağı gibi müdahilliğine karar verilmiş olmasının da hükmü temyiz etme hakkını vermeyeceği anlaşılmıştır.
1.Sanıklar … ve … hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan ve sanık … hakkında hakaret suçundan verilen hükümlerin temyiz incelemesinde;
a. Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 154 üncü inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
b. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.03.2015 tarihli ilk savunma tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
2. Sanıklar … ve … hakkında tehdit suçundan verilen kararlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği yapılan itiraz üzerine itiraz merciince bir değerlendirme yapılarak itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, karar vermek gerekmiştir.
3.Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında doğrudan verilen adli para cezalarının kesin nitelikte olduğu ve temyizinin kabil olmadığı, sanığın hakkında verilen söz konusu kesin kararları temyiz etmesi üzerine mahallinde bu hususun değerlendirilip ek karar ile temyiz talebinin reddine kararı verildiği, red kararınında temyiz edilmediği anlaşılmakla dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR
1. Köy tüzel kişiliğine ait köy yoluna tecavüz fiilinden açılan davada suçtan doğrudan zarar görmeyen … davaya müdahil olarak katılamayacağı gibi müdahilliğine karar verilmiş olmasının da hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden, katılanın vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasa’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’ un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle Nazilli 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli kararına yönelik Maliye Hazinesi vekili ve … vekilinin hakkı olmayan yere tecavüz suçundan,katılan sanık …’nun hakaret suçundan temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
3. Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2015 tarihli kararının Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.