YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6065
KARAR NO : 2023/15859
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, katılan …’ın dosya içerisindeki doktor raporunun katılanın beyanlarını destekler şekilde olduğuna, sanığın görevi yaptırmamak için direnme eyleminde bulunmadığı kabul edilse dahi, sanığın katılana yönelik eyleminin kasten yaralama suçunun unsurlarını taşıyacağının gözetilmediğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın tedavi olmak amacıyla … Devlet Hastanesine gittiği, kayıt meselesinden özel güvenlik görevlisi olan katılan ile tartıştığı, katılanın kendisine sakin olup beklemesini söylemesi üzerine onu basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede darp ettiği iddiası ile kamu davasının açıldığı ve Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, sanığın eyleminin görevi yaptırma niteliğinde olmadığı, her hangi bir şekilde direndiğini gösterir fiziki, fiili veya sözlü bir eyleminin bulunmadığı, ben hastayım diye bağırmasının yakınma ve meramını yüksek sesle ifade etme gayreti olduğu, atılı suçun oluşmadığı kanaati ile sanık hakkında beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
2.Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği yönünde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
3.Katılanın, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında oluşa ilişkin istikrarlı ve birbiriyle uyumlu anlatımlarının bulunduğu belirlenmiştir.
4. Tanık …’nın soruşturma ve kovuşturma aşamalarında hastane içinde bir bağrışma sesi duyup içeri girdiğinde kavganın arkadaşları tarafından ayrılmış olduğuna yönelik beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
5…. Devlet Hastanesinin 09.07.2014 tarihli yazısıyla hastane acil servisine ait kamera kayıt cihazının arızalı olması nedeniyle herhangi bir görüntü kaydının olmadığı bildirilmiştir.
6.Sanık ve katılanın haklarında tanzim olunan geçici adlî muayene raporlarıyla olay tarihinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandıkları belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Özel güvenlik görevlisi olarak çalışabilmek için 5188 sayılı Kanun’nun 10 uncu maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlamış olmak ve 11 inci maddesi uyarınca da Valilikten çalışma izni almak zorunlu olup, anılan Kanun’un 23 üncü maddesine göre özel güvenlik görevlisi müştekilerin kendilerine karşı işlenen suç nedeniyle kamu görevlisi sayılabilmeleri için yukarıda açıklanan koşulları taşımaları gerektiği anlaşıldığından, katılanın bu koşulları taşıyıp taşımadığı hususu araştırıldıktan; tanık …’nın Olay ve Olgular başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen beyanları karşısında olay tarihinde sanık ile katılan arasındaki tartışmayı ayıran şahısların kim oldukları araştırılıp tespit edilmeleri halinde bu şahıslar tanık sıfatıyla usulünce duruşmaya çağrılıp dinlendikten; dosyada olay tarihine ilişkin geçici adli muayene raporu bulunan katılanın yaralanmasının niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alındıktan; olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı ve sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturup oluşturmadığı hususları tartışıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Nedeniyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.