Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/10065 E. 2007/3151 K. 29.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10065
KARAR NO : 2007/3151
KARAR TARİHİ : 29.03.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı … … tarafından müvekkili ve diğer davalı aleyhine bono ile icra takibine giriştiğini, davacının takibe konu bonoyu tanzim etmediğini, bu nedenle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu gibi icra Tetkik Merciinde de itiraz ve takibin iptali istemiyle dava açıldığını, senet üzerinde 1.000 TL’lik damga pulu olduğunu, bunun artık tedavülde bulunmadığını, senedin 13 yıl önce davalı … ile girişilen ticari alışverişte … tarafından gerçeğe aykırı olarak düzenlenip, muhtemelen de imzalandığını, … ile başka alışveriş olmadığı gibi davacının diğer davalıyı tanımadığını belirterek takibe dayanak bononun gerçeğe aykırı olması nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davanın reddi gerektiğini savunmuş, davalı … … vekili, şahsi def’ilerin hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi olduğunu, senede diğer davalı …’in cirosu ile hamil olduğunu, iddianın yazılı delille kanıtlanması gerektiğini bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, mahkeme dosyaları, davalı …’in yemin beyanı ve toplanan delillere göre senetteki imzanın borçlu davacıya ait olduğu, senedin sadece imzalanarak lehdara verildiği, açığa imzanın söz konusu olup, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispatı gerektiği zira alacaklı vekilince tanık dinlenilmesine muvafakat edilmediği, davacı yanca yazılı belge sunulamadığı gibi senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının iyiniyetli 3.kişiye karşı ileri sürülemeyeceği, borç miktarı itibariyle iddianın HUMK.290.maddesine göre senede karşı senetle ispat zorunluluğu olduğu takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, isteyen ve ispat yükü kendisinde olan davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, borçlu-davacının İİK.nun 72/4.maddesine göre alacağın %40’ı oranında tazminata mahkumiyetine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İhtiyati tedbir sebebiyle alacaklının alacağına kavuşmasının engellendiği yolunda dosyada bir tedbir kararına rastlanılmadığından somut olayda davacı aleyhine tazminata hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.