YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10360
KARAR NO : 2009/13399
KARAR TARİHİ : 15.09.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 119 ada 8 parsel sayılı 3927.02 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, çalılık niteliği ile 15.01.1981 tarih 25 nolu tapu kaydı ile davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece kurulan hüküm doğru değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın eğiminin %70-90 olduğu, üzerinde maki ve çalılık cinsli ağaçlarını bulunduğu, bu ağaçların 10-30 yaşında oldukları, 1960 tarihli memleket haritasında açıklık alanda kaldıkları açıklanarak taşınmazın memleket haritasındaki konumunu işaretlemişlerdir.
Orman kadastrosunun uygulanması hakkındaki yönetmeliğin 26. maddesinde (h) bendinde “herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların”, (J) bendinde ise orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı hükme bağlanmış, devamında ise “4785 sayılı kanunla devletleştirilmiş ormanlar ile aynı maddenin (b), (d), (e), (f), (g), (ı), (j) bentlerine göre orman rejimine girmiş olan sahaların herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışında bırakılmış veya orman sayılmamış olması bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmaz” denilmekte olup, bu maddeler göz önünde bulundurulduğunda ,
Somut olayda, mahallinde değişik tarihlerde bir çok defa yapılan keşifler sonucunda düzenlenen orman bilirkişi kurulu raporları ile dosya içindeki fotoğraflardan ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın 1960 tarihli memleket haritasında açıklık alanda kaldığı uzman bilirkişiler tarafından açıklanmış ise de eğiminin % 60-90 olduğu,üzerlerinde fındık kiraz nar incir ağaçları ile 30- 40 yaşında gürgen, … ve ladin ağaçlarının bulunduğu, eylemli durumu itibarı ile orman niteliğini taşıdığı, 1973 tarihli … fotoğrafında dahi ağaçlık alan olarak gözüktüğü anlaşılmaktadır.Mahkemece çekişmeli taşınmaza revizyon gören 15.01.1981 tarih 25 numaralı tapu kaydının (ilk tesisi mart 1934 tarih 113 olan, çalılık, … ve yol hudutlu, 3927 m2 yüzölçümündeki) hudutları itibarı ile her yere uyabilen bir kayıt olduğu, bu nedenle çekişmeli taşınmaza uyduğunun kabul edilemeyeceği, ayrıca 4785 Sayılı Yasa karşısında bu tapu kaydının hukuki değerinin bulunmadığı, 1960 tarihli memleket haritasında taşınmazın açıklık gözükmesinin taşınmazın eylemli durumu karşısında bir önem taşımadığı
hususları ile yukarıda belirtilen yönetmelik hükümleri gözönüne alınarak çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun kabul edilerek davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi şeklinde hüküm kurulması gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15/09/2009 günü oybirliği ile karar verildi.