Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/16127 E. 2023/2520 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16127
KARAR NO : 2023/2520
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2019/264 Esas, 2021/129 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 22 yıl 17 ay 7 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2021/1042 Esas, 2021/1449 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Olay tutanağından sürekli polis takibinde olduğu anlaşılan sanığın üzerinden hiç para çıkmamasının, uyuşturucu maddeden önce parayı bulunamaz şekilde saklamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna,
2. Kolluk fezlekesinde imzası bulunan mümzi tanığın uyuşturucu madde alışverişini görmediğini beyan etmesi karşısında kolluk fezlekesi ve tutanakların hükme esas alınmayacağına,
3. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının kanuna aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturma sonucu hakkında verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen ….ile hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar
verilen yaşı küçük….’un, haber merkezinin belirttiği olay yerinde bulunan lisenin yanında ayrı zaman dilimlerinde sanık ile bir araya geldikleri, kullanıcılar …. ve ….’un sanığın yanından ayrılmalarının akabinde sentetik kannabinoid grubunda yer alan 5CL-ADB-A ihtiva eden 1’er paket ile yakalandıkları, sanığın 6 paket aynı nitelikte uyuşturucu madde ile yakalandığı, yine sanığın bulunduğu yere yakın kuş kafesi önündeki taşın altında da 1 paket aynı nitelikte uyuşturucu madde ele geçirildiği anlaşılan olayda;
İhbar, tanık olarak dinlenen tutanak mümzilerinin gerçekleşen alışverişe ilişkin görgüye dayalı beyanları, kullanıcıların uyuşturucu madde satın aldıklarına dair beyan ve teşhisleri, kullanıcılarda ve sanıkta ele geçen uyuşturucu maddelerin aynı şekilde paketlenmiş ve aynı türevden olması, sanığın yakalanış biçimi, sanıkta ele geçen uyuşturucu maddelerin satışa hazır vaziyette bulunması ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın suçlamadan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine; sanığın aynı suç işleme kararıyla Nurten ve yaşı küçük Yusuf’a sentetik kannabinoid sınıfından uyuşturucu maddeyi liseye 200 metreden yakın mesafede satması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesinin, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinin, 43 üncü maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün birden fazla nitelikli halin gerçekleşmesi nedeniyle temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği halde alt sınırdan uzaklaşılmadan eksik ceza tayin edilmesi ve takdiri indirim uygulanırken sonuç cezanın “23 yıl 5 ay 7 gün” yerine “22 yıl 17 ay 7 gün” olarak belirlenmesi hususları eleştirilip, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması ve müsadereye konu numune bulunmamasına rağmen müsadere kararı verilmesi nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin sanık hakkında uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2021/1042 Esas, 2021/1449 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.