Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/552 E. 2023/3164 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/552
KARAR NO : 2023/3164
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Basit zimmet
HÜKÜM : Eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesine istinaden temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2009 tarihli ve 2009/877 Soruşturma, 2009/1980 Esas, 2009/55 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2010 tarihli ve 2009/118 Esas, 2010/81 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Bahse konu kararın, sanık … katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 03.11.2014 tarihli ve 2013/4760 Esas, 2014/10349 sayılı Kararı ile eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı, sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun’un 249 uncu maddesi uyarınca indirim yapılması ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğunun aynı maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen hak ve yetkilerin yasaklanması şeklinde uygulanması gerektiği belirtilerek bozulmasına hükmedilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyiz incelemesine konu karar ile sanık hakkında değişen suç vasfına göre nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 249 uncu maddesi, 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin 31.03.2015 havale tarihli temyiz dilekçesi; sanığın suç kastı bulunmadığı, mahkemece verilen kararın eksik araştırma ile verilmiş olduğu hususlarına ilişkindir.
2.Katılan vekilinin 08.04.2015 havale tarihli dilekçesi; sanığın nitelikli zimmet suçundan mahkumiyetine hükmedilmesine rağmen katılan Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Bağlıağaç Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi başkanı olan sanığın, temyiz dışı sanık … ile birlikte hareket etmek suretiyle Devlet tarafından kooperatif üyelerine büyükbaş hayvan besiciliği ve ahır yapımı için kişi başına 4.000,00 TL olmak üzere sağlanan ve kooperatif kasasına nakledilen paradan mağdur …’a ait tutarı temyiz dışı sanık …’in mağdur adına imza atmasını sağlamak suretiyle çektiği iddia ve kabul edilerek nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilirken aynı maddenin birinci fıkrasının (d) bendindeki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken sadece kooperatif yöneticisi ve denetçisi olmaktan yasaklanmasına karar verilmek suretiyle kısıtlı uygulama yapılması katılan vekilinin temyizinin vekalet ücretine hasredilmesi aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün bulunmuş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların bozma ilamına da uyulmak suretiyle doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2.Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir” şeklindeki hüküm uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazine lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle katılan vekilinin Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2014/378 Esas, 2015/43 sayılı Kararına yönelik temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.000 TL maktu vekâlet ücretinin sanık …’tan tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.