Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2022/5670 E. 2023/2828 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5670
KARAR NO : 2023/2828
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine yapılan yargılamada, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2021/245 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin 8 inci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01.06.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 18.01.2015 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu belirlenmiştir.
Sanığın yargılama konusu eyleminin memurun resmi belgede sahteciliği suçuna azmettirme suretiyle iştirak suçunu oluşturacağı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 nci ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddeleri karşısında; sanığa yüklenen suçun kanundaki cezasının türü ve üst haddine göre suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği öngörülen 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 26.11.2002 suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği belirlendiğinden sonucu itibarı ile doğru olan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2021/245 Esas, 2021/392 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.