YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2985
KARAR NO : 2023/16135
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hüküm ; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 9.120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteğinin, katılanın yargılama aşamasında iddianameye konu sözü duymadığını beyan ettiğine, katılanın gıyabında söylenen söze ilişkin de ihtilat unsurunun tanık beyanlarına bakıldığında gerçekleşmediğine, haksız tahrik altında katılanın davranışları ve mimikleri üzerine sanığın iddianameye konu sözü söylediğinin göz ardı edildiğine ve sanık hakkında somut gerekçelere dayanmaksızın lehine olan 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmadığına, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu,
2. Katılan vekilinin temyiz isteğinin sanık hakkında kurulan hükümde alt sınırdan uzaklaşılmadığına ve 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmadığına, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu, belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Avukat olan katılanın bir dosyada alacaklı vekili olduğu, olay günü katılanın icra müdürlüğünün görevlileri ile birlikte ilgili icra dosyasında borçlunun işyerine hacze gittiği, iş yerinin müdür odasında haciz işlemleri devam ederken borçlunun eşi olan sanığın katılana “geri zekalı” diyerek hakaret ettiğinin sanık savunması, katılan ve tanık beyanları ile haciz tutanağından sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafisinin Temyiz İsteği Yönünden
Katılanın yargılama aşamasında iddianameye konu sözü odadan çıkmak üzereyken duyduğunun tanık …’nin beyanı ile doğrulanması karşısında, gıyapta hakaretten bahsedilemeyeceği, sanığın atılı suçu huzurunda işlediğine,
Temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediğine,
Mahkemece “sanığın dosyaya yansıyan kişiliği gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat edinilmediği” gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Hakaret eyleminin gerçekleştiği yerin herkesin rahatlıkla girip çıkamayacağı müdür odası olması nedeniyle aleniyet unsurunun gerçekleşmediği, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmamasında ve aynı Kanun’un 61 inci maddesinde belirtilen ilkeler dışında 3 üncü maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi de gözetildiğinde alt sınırdan uzaklaşılmayarak verilen ceza yönünden Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına karşı sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.