YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4835
KARAR NO : 2007/11175
KARAR TARİHİ : 11.12.2007
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, kredi sözleşmesini kefil sıfatı ile imzalayan müvekkili aleyhine girişilen icra takibinde sorumlu olduğu miktardan daha fazla alacak talebinde bulunulduğunu ileri sürmüş ve müvekkilinin Delice İcra Müdürlüğü’ nün 2003/ 69 sayılı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsili gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, davacının kefaleti nedeniyle davalı bankaya karşı 07.11.2003 takip tarihi itibariyle 1.000.00 YTL ana para, 1.485.00 YTL temerrüt faizi 74.00 YTL BSMV olmak üzere toplam 2.559.00 YTL borçlu olduğunun tespitine, kefalet miktarı üzerinde takibe girişen davalı banka kötüniyetli kabul edilerek 3.410.00 YTL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava İİK.’ nun 72. maddesine dayalı menfi tespit davasıdır. Bu durumda mahkemece davacının borçlu olmadığı miktar belirlenip, HUMK.’ nun 388. ve 389. maddelerine uygun biçimde belirlenecek miktar üzerinden borçlu olmadığının tespiti biçiminde hüküm oluşturulması gerekirken borçlu olduğu miktarın tespiti şeklinde olumlu tespit hükmü kurulması doğru olmadığı gibi davalı bankanın takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığı halde aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması da isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 11.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.