YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15993
KARAR NO : 2009/17695
KARAR TARİHİ : 02.12.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1985 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında Erfelek İlçesi Toplu Mahallesi 44 ada 79, 80, 81, 90, 91, 95, 96, 92, 97 ve 93 parsel sayılı sırasıyla 2081 m2, 2227 m2, 1319 m2, 185 m2, 1335 m2, 78 m2, 481 m2, 1145 m2, 298 m2 ve 1171 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, T.Evvel 1313 tarih 11 numaralı tapu kaydı uygulaması ile tarla, bahçe, … ev nitelikleriyle ilk önce … … ve arkadaşları adlarına tesbit edilmiş, ek komisyon kararı ile tapu miktar fazlası olduğu kabul edilerek tesbitleri Hazine adına değiştirilmiştir. Davacılar … , … , … , … , … … ve … …, kullandıkları taşınmazların Orman ve Hazineyle ilgisinin olmadığı, 20 yılı aşkın zilyed ettikleri ve adlarına tescil iddiası ile dava açmışlar; Orman Yönetiminin itirazı ise yetkisizlikle kadastro mahkemesine aktarılmış, … daha sonra 22/12/1989 günlü duruşmada davadan feragat etmiştir. Mahkemece Orman Yönetiminin davasının feragat nedeniyle reddine, gerçek kişilerin davasının kabulüne, parsellerin davacılar … … ve arkadaşları adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; birbirine bitişik olan çekişmeli parselleri dıştan çevreleyen tüm parselleri de gösterir şekilde kadastro paftası ile komşu parsel tutanak ve dayanak kayıtları getirtilip uygulanmadığı gibi alınan orman bilirkişi raporunun memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları ile irtibatlı bulunmadığı, taşınmazlara uygulanan T.Evvel 1313 tarih 11 numaralı tapu kaydının yerine tam olarak uygulanmadığı, bu parselleri kapsayıp kapsamadığının belirlenmediği, ayrıca taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmaması bakımından ziraat mühendisinden rapor alınmadığı, tarafların gösterecekleri tanıkların dinlenmediği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle;
Mahkemece, dayanak tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanakları, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu … elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlara … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 Sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli; tapu kaydının bu yere ait olduğunun belirlenmesi halinde, asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli;
Tapu kaydının bu yere ait olmadığının anlaşılması halinde; yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazların sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 02/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.