YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13216
KARAR NO : 2023/10001
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,7035 sayılı Bölge Adliye Ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi istemiyle istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2012 tarih ve 2011/453 Esas, 2012/48 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddenin birinci fıkrası gereğince 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına sanık hakkında 5 yıllık denetim süresinin belirlenmesine karar verilmiştir.
3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 20.02.2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın deneme süresi içerisinde 03.07.2012 tarihinde işlediği tehdit ve hakaret suçundan … 2. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından yargılandığı ve hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu bu kararın temyiz edilmeden 13.11.2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine sanık hakkında ihbarda bulunulmadığına karar verilmiştir.
4. İhbar üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2014 tarih ve 2013/400 Esas, 2014/303 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddenin birinci fıkrası gereğince 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 53 üncü maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2014 tarih ve 2013/400 Esas, 2014/303 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 19.04.2017 tarihli 2016/725 Esas, 2017/12419 Karar sayılı kararı ile;
“1-Hükmün açıklanmasına neden olan kasıtlı suçun, TCK’nın 106/1-1. cümlesi uyarınca tehdit ve aynı Kanunun 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret olması, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması, sanığa isnat edilen hakaret suçu önceden de uzlaşma kapsamında ise de, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, tehdit ve hakaret suçları yönünden, uyarlama yargılaması yapılıpj^apılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 19.04.2017 tarihli 2016/725 Esas 2017/12419 Karar sayılı bozma kararı üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2018 tarih ve 2017/215 Esas, 2018/43 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddenin birinci fıkrası gereğince 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 53 üncü maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
7. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2018 tarih ve 2017/215 Esas, 2018/43 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 27.05.2021 tarihli 2018/3484 Esas, 2021/16093 Karar sayılı kararı ile;
“1-Bozma üzerine, sanığın talimat mahkemesinde yapılan 06/10/2017 tarihli sorgusunda, talimat evrakının ekine Dairemizin 2016/725 Esas ve 2017/12419 Karar sayılı ilamı yerine, sanık hakkında kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan verilen beraat kararına ilişkin Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2013/13821 Esas ve 2014/7160 Karar sayılı düzeltilerek onama ilamının eklendiği ve bu suretle sanığa bozmaya karşı diyeceklerinin sorulamadığı anlaşılmakla; 1412 sayılı CMUK’nın 326/1. maddesine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2-Kabule göre de;
TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi gerekli olup. sanığın, araya belli bir zaman aralığı girmeksizin aynı eylemin devamı niteliğinde gönderdiği mesaj içerikleri nedeniyle hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayini,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
8. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 27.05.2021 tarihli 2018/3484 Esas 2021/16093 Karar sayılı bozma kararı üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarih ve 2021/289 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi gereğince 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve 53 üncü maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
Gerekçesiz olarak hükmü temyiz etmek istediğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ile sanığın suç tarihinde evli oldukları ancak aralarındaki anlaşmazlık sebebiyle ayrı yaşadıkları sanığın suç tarihinde kullandığı cep telefonundan katılanın kullandığı cep telefonuna “Sen ölmeden bana rahat yok namusumu temizleyeceğim başka çarem yok”, “Sen benle evlendin lüksün yok öleceksin” ” Seni öldürmek benim kocalık borcum öleceksin”, “Seni öldürmek için yaşıyorum ölümü sana ben tattıracağım” şeklindeki sözlerle tehdit ettiği kabul edilmiştir.
2. Katılanın beyanı dosya içerisinde mevcuttur.
3. Katılanın şikayeti üzerine düzenlenen katılanın kullandığı telefona gönderilen mesajlara ait tutanak dosya içerisinde mevcuttur.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç baslığı altında (5) ve (7) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Hüküm tarihi gözetilerek 7331 sayılı yasanın 23 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 251inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca basit yargılama usulü uygulanamayacağından tebliğnamedeki bozma isteyen görüş benimsenmemiştir.
Hukukî Süreç başlığı altında (5) ve (7) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmları, Katılanın şikayeti üzerine düzenlenen katılanın kullandığı telefona gönderilen mesajlara ait tutanak ve katılan beyanları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu ve tehdit suçunu oluşturduğunun belirlendiği, yargılama sürecindeki islemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların dogru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2022 tarih ve 2021/289 Esas, 2022/104 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.