YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3415
KARAR NO : 2009/6070
KARAR TARİHİ : 08.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve onunla birleşen 2/B şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, tapuda davalı adına kayıtlı … Köyü 1100 sayılı parselden ifraz edilen 96 sayılı parseiln (12.950 m2), 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığını belirtilerek taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilini istemiş, birleşen davacı ise tapudaki 2/B şerhinin yolsuz olduğunu belirterek, şerhin silinmesini istemiş, mahkemece Hazinenin davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın 2/B niteilğiyle Hazine adına tesciline, kişinin davasının reddine dair verilen karar davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali, tescil ve onunla birleşen 2/B şerhinin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma işlemi, 04.07.2008 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması, 1957 yılında kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama tutanak ve haritası içinde kaldıkları Mayıs 1946 tarih 22 numarada orman niteliğiyle hazine adına tescil edildiği,1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında orman kadastrosu sonucu oluşan bu tapu kaydının 1100 numaralı orman parseline revizyon gösterilerek tespit tutanağı düzenlendiği ve bu parsel hakkında gerçek kişilerin Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinde açtıkları dava sonucu makiye ayırma işlemine değer verilmeyerek, dava konusu parselin de içinde bulunduğu 1100 parselin orman niteliği ile hazine adına tesciline dair verilen kararın kesinleştiği , 1957 yılında hükmen orman olarak tescil edilen 1100 numaralı orman parselinin bazı bölümlerinin … Tevzi Komisyonu tarafından 1967 yılında … tevzi yoluyla dağıtıldığı ve 14.09.1968 tarihinde gerçek kişi adına … tevzi tapu kaydının oluştuğu, çekişmeli taşınmazın 1100 parselin bir bölümü olan tevzi parseli olduğu,1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılmış ise de yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak … ve … … isimli iki kişiden oluşan komisyonun 17.09.1951 ve 20.09. 1951 tarihleri arasında herhangi bir ölçüm ve açı değerine bağlı kalmadan Gebze merkezi de dahil bir çok köyün yerleşim yerini, tapulu-tapusuz arazilerini,meraları, dağları, yolları, tahdidi yapılmış ve yapılmamış ormanları 1/25.000 ölçeki memleket haritasında kabataslak çizerek yaptıkları makiye ayırma işleminin hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı makiye ayırma işleminin orman kadastro sınırları dışına çıkarma işlemi olmadığından, taşınmazın hukuken orman sayılan yer olma olgusunun devam ettiği, 1988 yılında yapılan işleme karşı herhangi bir dava açılmadığı, kesinleşen orman sınırları içinde kalan eski tapu kayıtları yasal değerini yitireceğinden, böyle bir yer makiye ayrılmış olsa bile o yere ait eski tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği ve böyle yerler için oluşturulan özel tapulu taşınmazlar hakkında 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yerinin olmadığı,taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek hazinenin davasının kabulüne, taşınmazın tapu kaydının iptaline ve 2/B niteliğiyle hazine adına tesciline, gerçek kişinin şerhin silinmesi istemli davasının ise reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişi vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 08.04.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.