YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/33079
KARAR NO : 2023/15706
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı ile sanık hakkında hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca açılan kamu davalarının düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, mağdur vekilinin verdiği dilekçede imzanın bulunmaması, sanığın savunması alınmadan ve şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmadan verilen kararın bozulmasına ilişkin olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın müştekiye yönelik olarak cep telefonu ile arayarak, ulaşamadığında iş yerine gelerek ve … üzerinden “… eşini hemde diğerini yaşatan sonrada evliliğini kurturmak için günah kecisi arayan bir şerefsize diyorum. Senin ya anan yok yada baban çook.anann olduğuna göre babanın çok olduğunu kesin.” şeklinde mesaj gönderdiği iddiası ile açılan davada mağdur vekilinin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle açılan davaların düşürülmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 125 ve 123 üncü maddelerinde düzenlenen suçların soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı olduğu, mağdur vekilinin Ulusal Yargı Ağı Projesi üzerinden gönderdiği elektronik imzalı dilekçesi ile şikayetten vazgeçmesi üzerine sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülmesine karar verildiği, gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmesine rağmen sanığın bu hususu temyize getirmemesi nedeniyle şikayetten vazgeçmeyi zımni olarak kabul ettiği gözetildiğinde O yer Cumhuriyet savcısının, bozma nedeni dışında yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davalarının ”DÜŞMESİNE” yerine ”DÜŞÜRÜLMESİNE” karar verilmesi hukuka aykırı değerlendirilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısı’nın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında birinci ve ikinci paragrafa yer alan “düşürülmesine” ibarelerinin çıkartılarak yerine “Düşmesine” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.