YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4018
KARAR NO : 2023/16305
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
02.06.2015 tarihli oturumda şikâyetçi olduğunu beyan eden ancak davaya katılmak isteyip istemediği sorulmayan şikayetçi …’nın temyiz talebi davaya katılma iradesi olarak kabul edilerek 5271 sayılı Kanun’un 237/2 nci maddesi uyarınca katılan vekilinin ise katılan vekili sıfatıyla davaya kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü:
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından sanığın eyleminin şüphede kaldığından bahisle uygulama maddesi belirtilmeksizin beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteminin özetle; mahkemenin tanıkların tarafsız olmadığına dair değerlendirmesinin hatalı olduğu, beyanları hükme esas alınan tanık …’nin sanıktan çekindiği için gerçeği söyleyemediği, Yerel Mahkemece eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğu bu sebeplerle ve re’sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, arasında husumet bulunan katılana ve katılanın işyerine gelen müşterilerine yönelik sinkaflı hakaretlerde bulunduğu, balkondan resimlerini çekerek huzur ve sükununu bozduğundan bahisle hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; katılan ile sanık arasında önceye dayalı husumet olduğu ve bu nedenle birbirlerini suçlayıcı beyanda bulundukları, … dışındaki tanıkların katılan tarafından gösterilen ve aralarında işçi patron veya arkadaşlık ilişkisi olan kişiler olup katılan lehine beyanda bulundukları kanaatine varıldığı, tarafsız olduğu kabul edilen tanık …’nın ise sanığın katılana karşı olumsuz bir davranışını görmediğini beyan etmesi karşısında sanığın eylemlerinin şüphede kaldığının kabulü ile beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın beraatine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede katılan vekilinin diğer temyiz istemi sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ancak, beraat kararlarının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 inci madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322 nci maddesi uyarınca, kararın ilgili kısmına “5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca.” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.