YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4393
KARAR NO : 2009/4760
KARAR TARİHİ : 29.06.2009
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Alacaklıyı zarara uğratmak suçundan sanıklar … ve …’ın yargılamaları sırasında, müşteki vekilinin duruşma gününden haberdar olduğu hâlde mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığından 2004 sayılı icra ve İflâs Kanunu’nun 349/5. maddesi uyarınca şikâyet hakkının düşürülmesine ilişkin Ankara 15. İcra Mahkemesinin 01/04/2008 tarihli ve 2007/2425 esas sayılı kararını müteakip, müşteki vekilinin eski hâle getirme talebinin, vekilin talepte bulunma yetkisi bulunmadığından bahisle reddine dair aynı Mahkemenin 03/04/2008 tarihli ve 2007/2425 esas, 2008/517 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/04/2008 tarihli ve 2008/380 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 198. maddesinde eski hâle getirme talebinde bulunabilecek kişiler arasında şikayetçi vekilinin sayılmadığından bahisle hüküm mahkemesince talebin reddine karar verilmiş ise de, aynı Kanun’un “Eski Hale Getirme” başlıklı 40/1. maddesinde yer alan ” (1) kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi, eski hale getirme isteminde bulunabilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, müşteki vekilinin eski hale getirme talebinde bulunma yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun’un 198. maddesinin 2 fıkrasındaki “Ancak, sanık kendi istemi üzerine duruşmadan bağışık tutulmuş veya müdafii aracılığıyla temsil edilmek yetkisini kullanmış olursa artık eski hâle getirme isteminde bulunamaz.” şeklindeki düzenlemenin sanıklarla ilgili olduğu, dolayısıyla müşteki vekili Avukat …’in 2 gün istirahatinin uygun olacağına dair Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen 31/03/2008 tarihli, 270418 sayılı rapor değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçeyle verilen karara itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemekle anılan kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14/05/2009 gün ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-130-06-7833-2008/5624/28527 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 01.06.2009 gün ve K.Y.B.2009/130014 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Şikayetçi vekiline rahatsızlığı dolayısıyla, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 31/3/2008 tarih ve 270418 sayılı raporuyla iki gün istirahat verilmesi, nedeniyle kanun yararına bozma istemine konu bu dosyanın 01/04/2008 tarihindeki duruşmasına katılamaması üzerine mahkemece oturuma gelmediği gibi mazeret de bildirilmediği gerekçesiyle İİK’nun 349.maddesi uyarınca şikayet hakkının düşürülmesine karar verildiği, müştekinin yukarıda anılan rapora dayanarak 02/04/2008 havale tarihli dilekçe ile eski hale getirme istemi mahkemece reddedilmiş ve itirazı da Ankara 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 14/04/2008 tarih ve 2008/380 değişik iş sayılı kararıyla reddedilmiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Eski Hale Getirme” başlıklı 40/1. maddesinde yer alan ” (1) Kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi, eski hale getirme isteminde bulunabilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, müşteki vekilinin eski hale getirme talebinde bulunma yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun’un 198. maddesinin 2. fıkrasındaki “Ancak, sanık kendi istemi üzerine duruşmadan bağışık tutulmuş veya müdafii aracılığıyla temsil edilmek yetkisini kullanmış olursa artık eski hale getirme isteminde bulunamaz.” şeklindeki düzenlemenin sanıklarla ilgili olduğu, hal böyle olunca müşteki vekili Avukat …’in 2 gün istirahatinin uygun olacağına dair Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen 31/03/2008 tarihli, 270418 sayılı rapor değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığınca kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görüldüğünden, Ankara 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 14.04.2008 tarihli ve 2008/380 değişik iş sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 29.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.