YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2282
KARAR NO : 2014/5305
KARAR TARİHİ : 18.03.2014
MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/11/2013
NUMARASI : 2013/518-2013/669
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhinde Tekirdağ 2. İcra Müdürlüğünün 2012/7200 sayılı dosyasından bonoya dayalı olarak icra takibi yaptığını, bononun üzerinde “malen” kaydı bulunduğunu, oysa taraflar arasında ticari bir ilişki sözkonusu olmadığını, tarafların tacir olmadığını, davalının dayandığı temel ilişkiye dair fatura, irsaliye ve sair belgeleri ortaya koyması gerektiğini, zira bedel kaydı içeren bir bonunun lehdarının artık senedin kayıtsız şartsız bir borç ikrarı olduğu iddiasına dayanamayacağını belirterek, müvekkilinin bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, müvekkilinin evinde 5 yıla yakın bir süre sözlü kira sözleşmesi ile kiracı olarak oturduğunu, davacının kira borcunu ödeyemediğini, bu nedenle kendi isteği ile müvekkiline kira borcu tutarında takibe konu senedi düzenleyerek verdiğini, malen kaydı bulunan bir senedin düzenlenebilmesi için tarafların tacir olma zorunluluğunun bulunmadığını, davacının bonodaki imzayı inkar etmediği gibi, borçlu olmadığı yönündeki iddiasına dair yazılı bir belge de sunmadığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, her ne kadar davacı, senette malen kaydı bulunmasına rağmen taraflar arasında ticari bir ilişki sözkonusu olmadığını ve davalı alacaklının temel ilişkiyi ispatlaması gerektiğini etmiş ise de, davacının bu iddialarının yerinde olmadığı, davalının senedin ödenmeyen kira bedeli için düzenlendiğini beyan etmiş olması karşısında senedi ta’lil ettiğinden de sözedilemeyeceği, ispat yükü üzerinde olan davacının senet nedeniyle borçlu olmadığını ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ihdas nedeni bölümünde “malen” kaydı bulunan bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı vekili, dava konusu senedin davacının müvekkiline olan kira borcu nedeniyle düzenlendiğini savunmuş ve böylece senedin ihdas nedenini ta’ lil etmiştir. Bu durumda mahkemece ispat külfetinin davalıda olduğu gözetilmeden, eksik inceleme ve ispat külfetinin yanılgılı tespiti sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.