Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/8729 E. 2015/323 K. 14.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8729
KARAR NO : 2015/323
KARAR TARİHİ : 14.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın kendisine ait cep telefonu ile mağdureyi arayarak mağdurenin kimliğinin terör örgütlerince kullanıldığının kendisinin yardımcı olacağını söyleyip kartsız banka işlemi yoluyla 890 TL para göndermesini sağladığı iddia edilen somut olayda; mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarında kendisini erkek bir şahsın aradığını beyan ettiği, buna karşın sanığın bayan olup savunmasında okuma yazma bilmediğini, ifade tarihi olan 31/10/2011 tarihinden 1 ay önce adına vodafone hattı çıkarttığını, bu hattı da küçük oğlunun kullandığını, telefon kullanmayı bilmediğini, yeşil kart çıkartmak için arzuhalcilere nüfus cüzdanı fotokopisini verdiğini, kimlik fotokopisinin kullanılarak suç işlenmiş olabileceğini savunduğu, sanığın temyiz dilekçesi üzerine imza yerine mühür kullandığı anlaşılmakla, somut olayda yüklenen suçta kullanılan cep telefonu hattının sanık adına olması dışında subut delili bulunmadığı, yine havale işlemi

sırasında kullanılan TC numarasının …isimli şahsa ait olup sanığa ait telefon numarası ile bankadan aradığını söyleyen bir erkek şahıs tarafından yanıltılarak öğrenildiği ve …nin sanığı tanımadığını belirttiği de gözetilerek öncelikle ilgili GSM şirketinden … adına kayıtlı … numaralı telefon hattına ilişkin abonelik sözleşmesi ve eki belge asıllarının, ayrıca sanık adına kayıtlı olan havale için kullanılan …. numaralı telefon hattına ilişkin abonelik sözleşmesi ve eki belge asıllarının da getirtilip üzerindeki yazı, imza veya mühür ile sanığa ait yazı imza ve mühür izinin karşılaştırması yapılarak sanığın eli ürünü olup olmadığının ve mağdurenin havale ettiği paranın banka şubesinden çekilmesi halinde alındı makbuzundaki imza, mühür ve yazının sanığa ait olup olmadığının tespiti için usulünce bilirkişi incelemesi yaptırılarak, …. isimli şahsın da duruşmaya davet edilerek konuya ilişkin bilgi ve görgüsü sorulmak suretiyle elde edilen sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Mağdurenin kartsız bir şekilde 890 TL para havale etmesi karşısında; eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde tarif edilen dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.