YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8635
KARAR NO : 2015/21751
KARAR TARİHİ : 03.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; şikayetçinin sevkiyat sorumlusu olduğu … Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 05.07.2007 günü mal göndermek için önceden çalıştığı … firmasından kamyon ve tır istediği, … plakalı kamyonun sürücüleri sanıklar … ve …’nin birlikte geldiği, kamyona 17 ton iplik yüklendiği ve… …Bölgesinde bulunan… Tekstil isimli işletmeye götürmeleri konusunda anlaşmanın yapıldığı, ancak sanıkların söz konusu yükü …’a götürmeyip,…’e gittikleri, kiraladıkları depoya malzemeleri boşalttıkları, bu suretle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Sanıkların kasten işlemiş oldukları suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetlerinin kanuni sonucu olarak, haklarında TCK’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi infaz sırasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasınıgerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümde ki “90 gün”, “75 gün” ve “1.500,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.