Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7784 E. 2015/1675 K. 02.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7784
KARAR NO : 2015/1675
KARAR TARİHİ : 02.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, internette tanıştığı ve başka bir olay nedeniyle dolandırılan katılana kendisinin terörle mücadelede çalışan komiser olduğunu söyleyerek katılana polis armalı kokart ve silahını gösterdiği, bu şekilde güven oluşturduktan sonra da, dolandırıcıların yakalandığını, savcı ve müdürle irtibat kurduğunu, pazartesi gününe kadar 425 TL para yatırılması gerektiğini belirttiği, katılanın da bunlara inanarak parayı sanığa gönderdiği, durumun daha sonra ortaya çıktığı, böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Suç işlenirken, Emniyet Müdürlüğü’nün maddi varlığı olan polis kimlik kartının kullanılmış olması karşısında, bu eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetlerine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdaiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 02/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.